Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/5373 E. 2007/5029 K. 10.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5373
KARAR NO : 2007/5029
KARAR TARİHİ : 10.12.2007

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 1096 parsel sayılı 2610 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki metruk yerlerden olması ve zilyetlikle iktisabının mümkün bulunmaması nedeniyle davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, irsen intikal, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne; çekişme konusu 1096 parselin Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile veraset ilamındaki hisseleri oranında davacı … mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın davacı tarafın dayandığı tapu kaydının kapsamında kaldığı, tapu maliki …’nın davacının murisi … olduğu, taşınmazın irsen intikal ile davacı tarafa geçtiği, davacı ve murislerinin satın aldıkları tarihten itibaren zilyet bulundukları kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de; Mahkemece yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Yargılama sırasında ölen davacı …, 30.10.1934 tarih ve 5 sıra numaralı 59 ağaç zeytinli ve tesisi 24.4.1933 tarih ve 52 sıra numaralı iskanen oluşan tapu kaydına dayanmıştır. 30.10.1934 tarih 5 sıra numaralı tapu kaydında 189 hissesi … Köyünden … ve 27 hissesi … Köyünden … oğlu … adına kayıtlı bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı tapu maliklerinden …’nin kök murisi … olduğunu, taksimen annesi …’ya ondanda kendisine intikal ettiğini iddia ederek, murisi 1936 yılında ölen …’ün veraset ilamını ibraz etmiştir. Davacı tarafın ibraz ettiği veraset ilamına göre muris …’ün başka mirasçılarının da bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacı taraf kök murisi adına kayıtlı tapu kaydına dayanarak Hazine aleyhine dava açtığından, davacı tarafa diğer mirasçıların davaya katılmasını sağlaması ya da miras şirketine mümessil tayin ettirmesi için süre vererek taraf ehliyeti eksikliği giderilmemiş, ayrıca yapılan keşifte mahalli bilirkişiler ve tanıklardan davacı tarafın murisi … ile tapu maliki …’nin aynı kişi olup olmadığı sorulup tespit edilmemiş, … terekesinin usulüne uygun taksim edilip edilmediği, taksim edilmiş ise çekişmeli taşınmazın taksimde davacı murisi ve ondanda davacı tarafa düşüp düşmediği araştırılmamıştır. Tapu kaydında diğer hissedar malik … oğlu …’in ölüm tarihi araştırılarak, tapunun intikal görmediği, davacı tarafın zilyet bulunduğu nazara alınarak …’in tapu hissesinin hukuki değerini yitirip yitirmediği de araştırılmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle Medeni Kanun’un 640 ve 702. maddeleri gereğince, davacı tarafa muris …’ün terekesine mümessil tayini yada tüm mirasçılarının muafakatının sağlanması için süre verilerek davada taraf ehliyeti eksikliği giderilmelidir. Bu eksiklik giderildikten sonra Mahkemece taşınmaz başında keşif yapılarak daha önceki keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklardan, davacının murisi 1936 yılında ölen … ile tapu maliki … Köyünden …’nin aynı kişi olup olmadığı, muris …’ün terekesinin usulüne uygun olarak taksim edilip edilmediği, taksime tüm mirasçılarının katılıp katılmadığı, dava konusu taşınmazın davacı tarafa düşüp düşmediği, diğer mirasçılarına başka yerden taşınmaz verilip verilmediği ve taşınmazı çok uzun süredir davacı tarafın kullanmasının nedeni etraflıca sorulup tespit edilmeli, davacının dayandığı tapu kaydında diğer hissedar malik … Köyünden … oğlu …’in ölüm tarihi araştırılarak, davacı tarafın zilyet bulunduğu da nazara alınarak, … oğlu …’in hissesi yönünden tapunun hukuki değerini yitirip yitirmediği, davacı taraf yararına Medeni Kanun’un 713/2. maddesi ve 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 13/B-c maddesindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı, bundan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 10.12.2007 gününde oy birliği ile karar verildi.