YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7972
KARAR NO : 2022/8905
KARAR TARİHİ : 12.12.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Hopa Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 07/04/2021 tarih ve 2018/292 E. – 2021/87 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı borçlu şirket ile ticari ilişkide bulunduğunu, Ayancık İcra Müdürlüğü’nün 2012/69 Esas sayılı dosyası ile yürütülen icra takibine davalı borçlu tarafından kötüniyetli olarak itiraz edildiği, itirazın haksız olduğunu bu nedenle itirazın iptali ile %40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu faturaların ödendiğini, davacıya herhangi bir borcunun olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların ticari ilişkiden kaynaklanan bakiye alacağa yönelik takibe yapılan itirazın iptalinin talep edildiği, borca ilişkin faturaların ve banka kayıtlarının sunulduğu, ancak tarafların her ikisinin de ticari defterlerini sunmadığı, bu nedenle taraflar arasındaki akdi ilişkinin dosya içerisinde bulunan BS formlarına göre 01.11.2009 tarihinde başladığının kabulü gerektiği, tarafların akdi ilişkinin varlığından önce de dava konusu olmayan faturalardan ticari ilişkinin bulunduğu ve buna ilişkin ödemelerin bulunduğu, tarafların basiretli tacir yükümlülüklerine uygun davranmadığı, eldeki delillere göre ticari ilişkinin 01.11.2009 tarihi itibari ile başlamış sayılması ile bu tarihten itibaren yapılan ödemeler ve faturalar dikkate alınarak, bilirkişi heyetince düzenlenen hükme ve denetime elverişli rapor uyarınca davalı şirketin davacı şirketten 218.173,37 TL alacaklı olduğu, ancak davacının talebi ile bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının takibe yaptığı itirazın iptali ile takibin 148.000,00 TL üzerinden devamına, asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 12 adet fatura ve cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Davalı akdi ilişkiyi inkar etmemekle birlikte cevap dilekçesine ekli bir takım dekontlar sunarak dava konusu faturalara ilişkin ödeme defi’inde bulunmuştur.
Mahkemece, 30.01.2019 tarihli ön inceleme duruşmasında taraflara takip dosyasına konu alacaklarını, ödemelerini ve ticari ilişkilerini gösterir HMK m. 222/2’de belirtilen şekilde usulüne uygun olarak tutulmuş tüm ticari defter, kayıtların 2 haftalık kesin süre içerisinde sunulması, aksi halde HMK m. 222 gereği aleyhe delil sayılma sonucuna göre davaya devam olunacağının ihtarına karar verilmiş, davalı vekili 06.02.2019 tarihli dilekçe ile davalı şirket defterlerinin Artvin Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/214 Esas sayılı dosyasında olduğu belirterek defterlerin ilgili mahkemeden istenmesini talep etmiş, davacı vekili ise 2010-2011 yılına ait defterlerinin kaybolduğunu belirterek davalı defterlerine delil olarak dayanmıştır. 07.04.2021 tarihli duruşmada ise davalı defterlerinin kesin süre içerisinde sunulmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin defterlerin ilgili mahkemeden istenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.Tarafların iddia ve savunmaları karşısında davalı ticari defterleri ve bu ticari defterlere dayanak belgeler getirtilerek, ödemeye ilişkin belgeler de dikkate alınmak suretiyle konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davacı BS formlarına dayanılarak hükme esas almaya elverişsiz olarak alınan rapor doğrultusunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 12.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.