Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2007/10764 E. 2008/4365 K. 14.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10764
KARAR NO : 2008/4365
KARAR TARİHİ : 14.04.2008

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı istenilmiştir. Mahkemece davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, kömür alacağı ile ilgili icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı …’in … Apartmanı yöneticisi iken müvekkili davacıdan kömür satın aldığını, bedelini ödemediğini, hakkında yapılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptali ile icra takibinin devamını ve davalının %40 icra tazminatı ödemesine karar verilmesini istemiştir.
Dosyada toplanan bilgi ve belgeler incelendiğinde; davalı …’in … Apartmanı yöneticisi olduğu dönemde davacı …’nin … Kömür Ofisin’den 3000 YTL. tutarında ithal kömür aldığı buna ilişkin 11.6.2005 günlü faturada kömür bedelinin … tarafından ödeneceğinin açıkça belirtildiği, bu durumun yargılama sırasında dinlenen tanık anlatımlarıyla da doğrulandığı, böylece davalının, davacı yana kömür borcunun bulunduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre, yöneticinin anataşınmaz için kat malikleri adına 3. kişilerden kömür vb. yakıt alabileceği bundan doğan borç yönünden yöneticiye kömür satan 3. kişinin bu kömür bedelinin tahsili için kendisinden kömür alan yöneticiye karşı doğrudan icra takibi yapabileceği ve dava açabileceği kabul edilmektedir. Somut olayda davalının yönetici olarak davacıdan kömür satın aldığı ve bu konuda fatura düzenlendiği, icra takibinin de sözü edilen kömür bedeli ile ilgili olduğu anlaşılmakla davaya bakılıp toplanan kanıtlar doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken, mahkemece davanın kanıtlanamadığı ve ayrıca davacının davacı sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.