Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/5649 E. 2007/5577 K. 31.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5649
KARAR NO : 2007/5577
KARAR TARİHİ : 31.12.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 179 ada 219 parsel sayılı 6215,99 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ifraz, satın alma, hibe, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde dava konusu taşınmazın adına tespiti gerektiği iddialarına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan değerlendirme ve varılan sonuç dosya içeriğine uygun bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazın …’dan intikal edip, … mirasçıları arasında yapılan taksim sonucunda eşi …’ya kaldığı hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık yoktur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; …’nun ölümünden sonra terekesinin taksim edilip edilmediği, taksim edilmişse bu taşınmazın davalı bayii …’ya kalıp kalmadığı ile …’nun ölümünden sonra bankaya (veya kooperatife) olan kredi borcunu ödemesi ve cenaze masraflarını karşılaması karşılığında bu taşınmazın diğer mirasçılar tarafından davacı …’ya verilip verilmediği hususlarındadır. Dava konusu yerin bitişik 105 parsel sayılı taşınmazla bir bütün olarak davacı tarafından kullanıldığı ve …’nun ölümünden sonra terekesinin taksim edilmediği mahkemenin kabulündedir. Diğer mirasçılar gibi, tespit maliki ve davalı …’ında taşınmaz üzerinde zilyetliğinin bulunmadığı bilirkişi ve tanık beyanlarından anlaşılmaktadır. …’nun ölümünden sonra bankaya (veya kooperatife) olan kredi borcunun ödenmesi ve cenaze masraflarını karşılaması karşılığında bu taşınmazın diğer mirasçılar tarafından davacı …’ya bırakılıp bırakılmadığını, bu anlaşmaya taraf olarak bilebilecek tek kişi …’nun kızı … olup, o da 29.11.2006 tarihinde taşınmaz başında icra edilen keşifte, bu yerdeki haklarını babaları …’nun bankaya olan borcunu ödemesi ve cenaze masraflarını karşılaması nedeniyle üç kardeş anlaşarak kardeşleri …’ya verdiklerini, buna hiç kimsenin itiraz etmediğini, davalı bayii …’in de rıza gösterdiğini bildirmiştir. Bu nedenlerle davacının davasının kabulü ile dava konusu taşınmazın adına tesciline karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet bulunmamaktadır. Davacı … vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA 31.12.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.