Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/7013 E. 2023/10 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7013
KARAR NO : 2023/10
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

… 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2016 tarihli ve 2016/273 Esas, 2016/403 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği; hakkında yasalara aykırı, haksız, eksik inceleme sonucu ve ağır bir hüküm verildiğine, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanığın suç tarihinde gündüz vakti sayılan saat 17.45 sıralarında … isimli açık kimliği tespit edilemeyen meçhul şahıs ile birlikte müşteki tarafından sokak üzerine park edilen kapıları kilitli aracın sağ arka camını kırarak hırsızlık amacıyla içine girdikleri, çevredeki vatandaşların kolluk görevlilerine haber vermesi üzerine … isimli şahsın araç içerisinde bulunan ses sistemini alarak olay yerinden kaçtığı, sanık …’in ise araç içerisinde kolluk görevlileri tarafından yakalandığı anlaşılmıştır.

2.Sanık aşamalardaki beyanlarında, suça konu araca hırsızlık amacıyla değil; uyumak için girdiğini, aracın kapılarının kilitli olmadığını, aracın camını da kırmadığını, … isimli şahsın kolluk görevlilerinin gelmesi üzerine kaçtığını, kendisinin de araç içerisinde yakalandığını beyan ederek inkar içeren savunmada bulunmuştur.

3.Müşteki, soruşturma aşamasında alınan beyanında, aracını kilitleyerek park ettiğini ve bir süredir kullanmadığını, çevredekilerin kendisini araması üzerine hırsızlık olayından haberdar olduğunu, olay nedeniyle zararının 500 TL olduğunu beyan etmiştir.

4.23.02.2016 tarihli görgü tespit tutanağında, aracın sağ arka camının kırık olduğu ve aracın içerisinde orta büyüklükte taş bulunduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

1.5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş ise de; sanığın suça konu araçta yakalanmasına ilişkin kolluk tutanakları ve yine suça konu araçta camın kırıldığı taşın da ele geçirilmesi dikkate alındığında; sanığın kimliği tespit edilemeyen … isimli şahıs ile birlikte müştekiye ait araçtan ses sistemini çaldığının ve bu itibarla sanığın eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik ve sanığın hakkında yasalara aykırı, haksız, eksik inceleme sonucu ve ağır bir hüküm verildiğine, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin itirazları yerinde görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2016 tarihli ve 2016/273 Esas, 2016/403 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.01.2023 tarihinde karar verildi.