Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/11526 E. 2023/291 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11526
KARAR NO : 2023/291
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmiştir.

Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun “istinaf yoluna başvuran SGK’nın davada pasif husumet ehliyeti olmadığından kararı istinaf hakkının da bulunmadığı” gerekçesi ile usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı borçlular vekili dava dilekçesinde; satış ilanının borçlu …’ye usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürerek ihalenin feshini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesinde; şikayetin reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihalenin feshine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı haciz alacaklısı SGKvekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlunun ihaledeki yolsuzluk nedeni ile menfaatinin muhtel olduğunu ispat edemediği, hiç bir araştırma ve delil toplanmaksızın verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlunun yaptığı ihalenin feshi şikayetinde alacaklı ve ihale alıcısının hasım olarak yer alması yeterli ve zorunludur, SGK ihaleye konu taşınmazda haciz alacaklısı durumunda olup, davalı sıfatı ile davada yer alamayacağından, SGK’nın borçlular tarafından açılan bu şikayette verilen kararı istinaf hakkı bulunmadığından istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı haciz alacaklısı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki hususların tekrar edildiği görülmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshi ve davada pasif husumeti bulunmayan, ancak davalı olarak yer alan gerçek yada tüzel kişinin aleyhine verilen karara karşı kanun yoluna başvurup, vuramayacağına ilişkindir.

2. Değerlendirme
Şikayetçiler … İcra Müdürlüğü’ nün 2020/797 talimat sayılı dosyası ile 23.11.2021 tarihinde yapılan ihalenin feshini talep etmişler,

Şikayet dilekçesinde alacaklı bankanın yanı sıra ” ilgililer ” adı altında şikayet olunan olarak aralarında SGK’nun da bulunduğu 11 gerçek ve tüzel kişiyi de göstermişlerdir.
Mahkemece, şikayet dilekçesinde alacaklı ve ilgililer olarak gösterilen gerçek ve tüzel kişiler uyap kayıtlarına davalı olarak yazıldığı, dava dilekçesinin bu kişilere ” DAVALI” sıfatı ile tebliğ edildiği ve bu kişilerin gerekçeli karar başlığında ” DAVALI ” olarak yazıldıkları ve davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hükümde yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinden de bu kişilerin “…davalılar..” olarak sorumlu tutuldukları görülmüştür.

İİK’nun 134/II maddesine göre ihalenin feshi yalnız şikayet yolu ile icra mahkemesinden istenebilir. Bu nedenle ihalenin feshi talebinin incelenip karara bağlanmasında uygulanacak usul şikayet usulüdür. İhalenin feshi şikayet yolu ile istendiğinden ve şikayet bir dava olmadığından, ihalenin feshinde davadaki anlamda davacı ve davalı taraf yoktur. İhale ile ilgili olanların tümüne İlgililer denir. İhalenin feshi talebinde borçlu, alacaklı ve alıcının karşı taraf olarak gösterilmesi gerekir. İhalenin feshi davasında ilgililerin karşı taraf olarak gösterilmemesi veya yanlış gösterilmesi ihalenin feshi talebinin reddini gerektirmez. İcra Mahkemesi ilgililerin şikayet olunan taraf olarak gösterilmemesi halinde onları duruşmaya davet ederek onlara savunma ve görüşlerini bildirme imkan verir, İhalenin feshi talebinde karşı taraf olarak gösterilmemiş ilgililerde ihalenin feshi talebi hakkındaki icra mahkemesi kararına karşı hukuki yararları bulunma kaydı ile kanun yoluna başvurabilirler.

Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre alacaklı, borçlu ve ihale alıcısı şikayet olunan taraf olarak kabul edilir. Ancak bunlardan birinin ihalenin feshi şikayetinde bulunmaları halinde duruma göre alacaklı, borçlu veya ihale alıcısı şikayet olunan olarak gösterilir. İhale alıcısı, alacaklı ve borçlunun ihalenin feshi ile ilgili olarak verilen karar karşı kanun yoluna başvurmakta hukuki yararları bulunmaktadır. Ancak bu kişiler dışındaki kişilerin şikayet olunan olarak kararda gösterilip aleyhlerine yargılama giderleri yükletilmesi halinde bunların da kanun yoluna başvurmakta hukuki yararları olduğu şüphesizdir.

Somut olayda icra mahkemesince verilen ihalenin feshi kararında şikayet olunan olarak diğer ilgililerin yanında haciz alacaklısı SGK’nın (davalı) olarak gösterildiği ve hükümde yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinden (davalılar) olarak sorumlu tutulduğu SGK, tarafından karar karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun; istinaf yoluna başvuran SGK’nın pasif husumet ehliyeti olmadığından kararı istinaf hakkının bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği bu kararı SGK vekilince temyiz edildiği görülmektedir.

Temyiz yoluna başvuran haciz alacaklısı olup üçüncü kişi konumundaki SGK’nun ihalenin feshi şikayetinde şikayet olunan olarak gösterilmesini ve ihalenin feshi kararı ile birlikte aleyhine yargılama giderlerine yükletilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak iş; SGK vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile SGK’nun şikayet olunan olarak göstermeden ihalenin feshi kararını vermesi ve SGK aleyhine yargılama giderlerine yükletilmemesi olmalıdır.

Kabule göre de;
İlk Derece Mahkemesince dosyada davalı olarak işlem gören SGK’nın harçtan muaf olduğu gözden kaçırılarak, davalı SGK’ya harç yükletilmesi de hatalıdır.

VI. KARAR
Davalı SGK vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin, 07.06.2022 gün ve 2022/1987 E. 2022/1133 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 371/1. maddeleri uyarınca SGK’nın istinaf sebeplerinin değerlendirilmesi için BOZULMASINA,

Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,

Harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın HMK’nun 373/2. maddesi uyarınca kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.01.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.