Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/11802 E. 2023/504 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11802
KARAR NO : 2023/504
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki taşınmaz ihalesinin feshi şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; borçlu tarafından gerekçeli istinaf dilekçesi sunulmadığı ve istinaf süre tutum dilekçesinde de istinaf gerekçesi bildirilmediğinden kamu düzeni ile sınırlı inceleme yapıldığı belirtilerek, başvurunun reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde; takip konusu taşınmazlarda müşterek ipotek bulunmasına ve takibe tüm taşınmazlar hakkında birlikte başlanmasına rağmen taşınmazların hepsinin birlikte satılması yerine sadece iki tanesinin satışa çıkarılmasının usulsüz olduğunu, icra dosyasında yapılan tebligatların şikayetçiye usulüne uygun tebliğ edilmediğini, taşınmazın metre karesinin hatalı hesaplandığını, imar durumunun araştırılmadığını, kıymet takdir raporunun hatalı olduğunu ve sair iddialarını ileri sürerek tapunun 3 parselinde kayıtlı 51 bağımsız bölüm numaralı taşınmaza ilişkin ihalenin feshini talep etmiştir.

II. CEVAP
Şikayet edilen temlik alacaklısı cevap dilekçesinde; ihalede zarar unsuru bulunmadığını, hemen satılabilecek durumda olan taşınmazların satışının icra müdürlüğünün takdirinde olup, bu durumun borçluların da menfaatine olduğunu, tebligatların borçluya usulüne uygun tebliğ edildiğini, ihalenin usulüne uygun gerçekleştirildiğini ileri sürerek şikayetin reddine karar verilmesini istemiştir.

Şikayet edilen ihale alıcısı cevap dilekçesinde; borçluya yapılan tebligatların usulüne uygun olduğunu, kıymet takdir raporunun itirazsız kesinleştiğini, müşterek ipotekli taşınmazların satışı ve paraya çevrilmesi hususunda icra müdürlüğüne açıkça takdir hakkı tanındığını ileri sürerek şikayetin reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; satış ilanının borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, diğer ilgililere tebliğ hususunun ise borçlu tarafından ileri sürülemeyeceği, satışa hazırlık işlemlerine dair iddiaların süresinde icra mahkemesinde şikayet yoluyla ileri sürülmemesi nedeniyle ihalenin feshi aşamasında değerlendirilemeyeceği, satış ilanının icra dairesinin bulunduğu binanın özel ilan tahtasına asıldığı ve buna ilişkin tutanağın düzenlendiği, fesat iddiasının somut delillerle ispatlanamadığı, ihale tutanağının usulüne uygun düzenlendiği gerekçeleri ile şikayetin reddine karar verilmiş, esasa yönelik bir inceleme yapılmadığı değerlendirilerek şikayetçi hakkında para cezasına hükmedilmediği belirtilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu istinaf süre tutum dilekçesi sunarak istinaf gerekçelerini daha sonra bildireceğini belirtmek suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiş, gerekçeli istinaf dilekçesi ise sunmamıştır.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçi tarafından süresi içerisinde süre tutum dilekçesi verildiği ancak süre tutum dilekçesinde istinaf sebeplerinin belirtilmediği, gerekçeli kararın tebliğine rağmen yasal 10 günlük süre içerisinde gerekçeli istinaf dilekçesi de sunulmadığı, bu suretle HMK’nın 355. maddesi gereğince incelemenin kamu düzeni ile sınırlı olarak yapıldığı belirtilerek kamu düzenine ilişkin re’sen dikkate alınacak istinaf sebeplerinin bulunmadığı gerekçesi ile borçlunun istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu; şikayet dilekçesindeki sebepleri tekrar etmekle birlikte İlk Derece Mahkemesi kararının borçluya tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşınmaz ihalesinin feshi şikayetine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK md. 134., HMK md. 342/3., 352/1., 355., TMK md. 850., 873.

3. Değerlendirme
Borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, takip konusu taşınmazlarda toplu ipotek olmasına ve hepsinin birlikte satışı gerekmesine rağmen, sadece iki tanesinin satışa çıkarılmasının usulsüz olduğunu ve sair fesih iddialarını ileri sürerek tapunun 3 parselinde kayıtlı 51 bağımsız bölüm numaralı taşınmaza ilişkin ihalenin feshini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince; borçlunun toplu ipotek iddiası incelenmeksizin, ihalenin usule uygun olduğu ve esasa yönelik bir inceleme yapılmadığından bahisle borçlu aleyhine para cezası verilemeyeceği belirtilerek şikayetin reddine hükmedildiği, borçlunun süresinde istinaf süre tutum dilekçesi ile istinaf başvurusunda bulunduğu, Bölge Adliye Mahkemesince; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal süresi içerisinde gerekçeli istinaf dilekçesi sunulmadığı ve istinaf süre tutum dilekçesinde istinaf nedenleri gösterilmediğinden kamu düzeni ile sınırlı inceleme yapıldığı belirtilerek borçlunun istinaf başvurusunun reddine hükmedildiği görülmüştür.

HMK’nın 342/3. maddesinde; “İstinaf dilekçesi, başvuranın kimliği ve imzasıyla, başvurulan kararı yeteri kadar belli edecek kayıtları taşıması durumunda, diğer hususlar bulunmasa bile reddolunmayıp, 355 inci madde çerçevesinde gerekli inceleme yapılır” düzenlemesi yer almaktadır.

Aynı Kanun’un 355. maddesi; “İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu re’sen gözetir” düzenlemesini içermekte olup, 352/1. maddesi ise; başvuru şartlarının yerine getirilmemesi ya da başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi halinde gerekli kararın verileceğini belirtmiştir.

Öte yandan; TMK’nın 850 ve 873. maddeleri uyarınca, aynı alacaktan dolayı birden fazla taşınmaz üzerinde toplu ipotek tesis edildiğinde, tüm taşınmazların birlikte satışının istenmesi ve birlikte satış kararı verilmesi zorunlu olup, belirtilen yasa maddeleri emredici nitelikte ve kamu düzenine ilişkin bulunduğundan re’sen değerlendirilmesi gerekir.

Bölge Adliye Mahkemesince, borçlu tarafından gerekçeli istinaf dilekçesi sunulmadığının tespiti yerinde ise de; HMK’nın 342/3. maddesinde belirtildiği üzere, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde süre tutum dilekçesi verildiği gözetilerek, HMK’nın 352 ve 355. maddeleri uyarınca kamu düzeni ile sınırlı olmak üzere yapılan istinaf incelemesinde, kamu düzenine ilişkin olan toplu ipotek hususunun karar gerekçesinde tartışılması gerekirken bu konuda değerlendirme yapılmadığı görüldüğünden, toplu ipotek iddiası değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre hüküm kurulması maksadıyla kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nin 19.9.2022 tarih ve 2022/2860 E. – 2022/2519 K. sayılı kararının, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA,

Bozma nedenine göre borçlunun sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.01.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.