YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7880
KARAR NO : 2023/651
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki borca ve imzaya itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacının davasının kabulüne, İstanbul 35. İcra müdürlüğünün 2018/25346 Esas sayılı dosyasında davacı aleyhine yapılan icra takibinin durdurulmasına karar verilmiştir.
Kararın davalı alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil aleyhine kambiyo senedine özgü takip başlatıldığını, takibe konu çeke ait borç bulunmamakla birlikte, alacaklıya böyle bir çek verilmediğini, takibe konu çekteki kaşe ve imzanın taklit edilmek suretiyle müvekkilinin borçlu hale getirildiğini, imzaya itiraz ettiklerini söyleyerek itirazlarının kabulünü, takibin durdurulmasını, davalı aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibe konu çekin 30.04.2018 tarihinde bankaya ibraz edildiğini, çek arkasına keşideci imzasının uyumsuz olduğu şerhinin işlendiği, çek zayi nedeniyle iptal davası dahi açılmaması ödeme yasağı konulmamasının kötü niyetin göstergesi olduğunu, açılan davanın haksız olduğunu söyleyerek davanın reddine, davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip dayanağı çekteki imzanın borçlunun kızı … (…) eli ürünü olduğu taraflar arasında çekişmeli olmaktan çıkmıştır. Çekteki imzanın Savcılık aşamasında alınan raporla davacının eli ürünü olmadığının tespit ediliği, vekaleten atıldığına dair ceza yargılamasında kabul beyanı bulunmadığı, aksine davacının kızı tarafından sehven vekalete istinaden hareket ettiğinin bildirildiği, davacının takip dayanağı çekten dolayı sorumluluğu için TBK’nın 40. maddesi kapsamında takibe dayanak çek başkası nam ve hesabına düzenlenen senet olması gerektiği, ancak borçlunun iradesinin mahkememiz nezdinde açmış olduğu dava ile imzaya ve borca itiraz olduğu anlaşıldığından davacının davasının kabulüne, esasa yönelik incelemenin mahkememiz tarafından yapılmaması nedeniyle tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; davacının borca ve imzaya itiraz ettiğini, davaya cevaben davacının kızı tarafından çekin imzalandığını haricen öğrendiklerini ve şikayette bulunduklarını mahkemeye bildirdiklerini, mahkemenin ceza dosyasını getirterek incelediğini ancak hatalı çıkarımda bulunduğunu, 7 yıl boyunca kızının annesi adına firma yöneticisi olarak çek keşide edip ödediğini, kızın firmayı yönettiğini, daha sonra davacının kambiyo evrakı düzenleme yetkisi vermedim demesinin kabul edilemeyeceğini, davaya konu çekteki imzanın davacıya ait olmadığının saptandığını ancak izin ve istem ile davacının kendi kızına imzalattığı çek bakımından imzanın kendisine ait olmadığına dair iddianın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, müvekkilinin çekte hamil olduğunu, imzanın davacıya ait olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığını, mahkemece aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu çekteki keşideci imzasının davacı tarafından atılmadığı, davacının kızı tarafından imzalandığı, davacı tarafından çek keşide edilmesi yönünde kızı …’na verilmiş bir vekaletname de bulunmadığı, bu nedenle imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesinde ayrıca cevap dilekçesi vererek davanın reddini isteyen davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde yasaya aykırılık bulunmadığından istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf sebeplerini tekrarla davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine özgü ilamsız icra takibinde keşideci-borçlunun borcu olmadığı ve çekteki imzanın kendisine ait olmadığı iddiası ile borca ve imzaya itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 169/a madde, İİK’nın 170. maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.