Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/7298 E. 2022/9347 K. 22.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7298
KARAR NO : 2022/9347
KARAR TARİHİ : 22.12.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 26.03.2021 tarih ve 2020/315 E. – 2021/234 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 44.020 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılar tarafından istenildiğinde geri ödeneceği ve yüksek faiz getireceği garantisi ile müvekkilinden (17.277) DM para topladığını, karşılığında müvekkiline 10.04.1999 tarihli hisse devir sözleşmesi imzalatıldığını, 30.03.2007 tarihli ihtarname ile talep edildiği halde paranın geri ödenmediğini iddia ederek anılan meblağ karşılığı 15.900,00 TL’nin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden “hisse senedi talep formu” ve “hisse devir kabul sözleşmesi” adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemlerinden ötürü, davacının vaki zararından ötürü haksız fiil hükümleri çerçevesinde müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğu, davacının devrettiği hisse bedellerinin mahsubuyla beraber, dava tarihindeki güncel kur üzerinden hesaplama yapılarak davanın kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının ve kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğünün tespitine, 13.277 DM (6.788,42 Euro) karşılığı 11.938,12 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesinin 2. fıkrası gereğince somut olaya uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK’nın, 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL’yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Bu miktar, 5236 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle HUMK’ya eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında kararın verildiği 2021 yılı için 4.270,00 TL’dir. Davacı … vekili tarafından temyize başvurulmuşsa da mümeyyiz davacı aleyhine reddedilen tutarın (15.900,00 TL-11.938,12 TL=3.961,88 TL) yukarıda zikredilen Yasa hükümlerine göre temyiz sınırının altında kaldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01/06/1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davacı … vekilinin temyiz isteminin miktar itibariyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle Dairemizin 25.05.2016 tarih, 2016/4707 esas ve 2016/5692 karar sayılı ilamı uyarınca usuli kazanılmış hakların gözetilecek olmasına göre davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı … vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan mahkeme hükmünün ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacı …’e iadesine, aşağıda yazılı bakiye 552,32 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 22.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.