YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7050
KARAR NO : 2022/8929
KARAR TARİHİ : 12.12.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davada Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti’nce verilen 30.04.2020 gün ve 2020/İHK-9573 Esas sayılı karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla saklanmak üzere tevdi edildiği İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olup, dosya için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 01/10/2018 tarihinde müvekkilinin işyerinde kumaş üretim hattındaki silindirler arasına düşen yabancı bir cismin silindirlere zarar vermesi sonucu oluşan makine kırılması hasarıyla ilgili olarak üst silindire ilişkin hasarın sigorta şirketlerince karşılandığını ancak aynı hasar anıdan sehim yapmak suretiyle bozularak zarar gören alt silindire ilişkin hasarın sigorta şirketlerince değerlendirmeye alınmayarak zararın tazmin edilmediğini, aynı hasarda zarar gören üst silindire ilişkin ödemede muafiyet indirimi yapıldığından tekrar muafiyet düşülmemesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 29.500 USD’nin sigorta şirketlerinden tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … Sigorta A.Ş. vekili, davacının makinesinde meydana gelen hasar sebebiyle, müvekkili şirket tarafından yaptırılan ekspertiz raporuna göre bir tane silindirin arasına giren yabancı madde sebebiyle toplamda 26.250,00 USD olan tutardan kendi paylarına düşen 10.500,00 USD’nin davacıya ödendiği, bu sebeple herhangi bir sorumluluklarının kalmadığı, başvurunun kabulü halinde vekalet ücretinin AAÜT’ye göre asliye hukuk mahkemeleri için ödenmesi gereken vekalet ücretinin 1/5’i olması gerektiğini savunarak başvurunun reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Dubai Starr Sigorta A.Ş. vekili başvuranın zararının ödendiğini, bakiye alacağının olmadığını savunarak başvurunun reddine karar verilmesini istemiştir.
-/-
Sigorta Uyuşmazlık Hakem Heyetince, alınan bilirkişi raporuna göre, başvurana ait makinanın 01/10/2018 tarihli hasarı sonrasında makinenin alt silindirinde 29.500 USD karşılığı 166.681,00 TL hasar olduğunun tespit edildiği, makinanın sigorta bedelinin 01/03/2018-01/03/2019 tarihleri arasında %40’nın … Sigorta A.Ş., %20’sinin Dubai Starr Sigorta A.Ş. tarafından müştereken Makina Kırılması Sigortası Poliçesi teminatı kapsamında kaldığı, 29.500 USD’nin Türk Lirası karşılığının davalı şirketlerin payları oranında ödenmesi gerektiği gerekçesiyle 66.672,40 TL’nin … Sigorta A.Ş.’den 33.336,20 TL’nin Dubai Starr Sigorta A.Ş.’den tahsili ile başvurana ödenmesine, davacı lehine AAÜT ve 5684 sayılı Kanun’un 30/17 maddesi uyarınca takdir edilen 13.450,82 TL vekalet ücretinin davalılardan payları oranında tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı … Sigorta A.Ş. vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyetince, uyuşmazlık hakem heyetince alınan 11/12/2019 tarihli raporda birlikte çalışmakta olan silindirlerin arasına giren, ebatları ve materyali tespit edilemeyen sert bir cismin sadece tek bir silindirde hasar meydana getirip diğer silindirde hasar meydana getirmemesinin mümkün olmayacağı, cismin büyüklüğüne göre silindirlerde eğilme, çökme, çizilme gibi hasarlar meydana getirebileceği, aynı ortam şartlarında bulunan silindirlerde bulunduğu ortam şartlarından dolayı bir hasar meydana geldiyse bunun tek bir silindirde değil her iki silindirde meydana gelmesinin beklendiği, bu sebeple alt silindirde meydana gelen hasarın bulunduğu ortam şartları nedeniyle değil, silindirler arasında sıkışan cisim nedeniyle meydana geldiği, alt silindir için belirlenen 29.500 USD bedelin sigorta şirketleri tarafından sigorta paylarına göre ödenmesi gerektiğinin belirtildiği, üst silindir bedelinin davalının payına düşen kısmının ödendiği ancak alt silindir hasar bedeli ödenmediğinden bilirkişice alt silindir için belirlenen hasar bedelinden davalının yaptığı ödemenin düşülmesinin sözkonusu olmayacağı, Sigorta Tahkim Komisyonu elektronik ortamında dilekçe ve raporlar doğrudan taraflara gönderildiği gibi diğer belgeleri tebliğ alan davalının bilirkişi raporunun tebliğ edilmediği iddiasının yerinde görülmediği, alt silindirdeki hasara ilişkin ödeme sırasında poliçede belirlenen muafiyet indirimi yapıldığından aynı hasara ilişkin tekrar mufiyet indiriminin sözkonusu olmadığı gerekçeleri ile itirazın reddine karar verilmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı … Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, davacı işyerindeki makinada oluşan hasar sebebi ile meydana geldiği ileri sürülen zararın davalı şirketlerden tahsili talebine ilişkindir. Sigorta Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı talebinin kabulüne karar verilmiş, davalılardan … Sigorta A.Ş. vekilinin bahsekonu karara yönelik itirazının İtiraz Hakem Heyeti’nce reddi üzerine, kararı temyiz eden davalı … Sigorta A.Ş vekili diğer temyiz itirazlarının yanında, uyuşmazlık ile ilgili verilen karara esas alınan bilirkişi raporunun kendilerine tebliğ edilmediğini ileri sürmüş olup, yapılan incelemede bilirkişi raporunun davalı … Sigorta A.Ş. vekiline tebliğ edildiğine dair bilgi belge bulunmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesine göre, “Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirilmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir”. Bu itibarla, Sigorta Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan bilirkişi raporunun davalı … Sigorta şirketi vekiline tebliğ edilmemiş olması hukuki dinlenme hakkına aykırı olup, bu rapor esas alınarak verilen karara yönelik davalı itirazının İtiraz Hakem Heyeti’nce reddi kararı doğru görülmemiş, İtiraz Hakem Heyeti kararının bu sebeple bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 12.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.