YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5382
KARAR NO : 2022/9638
KARAR TARİHİ : 29.12.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 23.10.2019 tarih ve 2019/471 E. – 2019/578 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi’nce verilen 17.03.2021 tarih ve 2021/390 E. – 2021/531 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kömür satışına ilişkin faturaların ödenmemesi nedeniyle başlattığı takibe davalının itirazı üzerine Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/380 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açtığını, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu 30/06/2016 tarihli 78.460,75 TL’lik ve 151.122,19 TL’lik iki adet faturanın sahte olduğunu, bu iki faturanın davacıya hiç tebliğ edilmediğini, fatura içeriklerinin taraflar arasında yapılan sözleşmeye dayanmadığını, faturada yer alan kalemler ile ilgili bir borcun olmadığını, faturaların naylon ve sahte düzenlendiğini ileri sürerek işbu faturaların sahteliğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında kömür alım satım protokolünün düzenlendiğini, aralarındaki sözleşmeye istinaden düzenlenen faturalar olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacının faturanın taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak düzenlendiği iddiasında bulunduğu, taraflar arasında görülmekte olan eda davasında bu hususun ileri sürülebileceği, anılan davanın derdest olduğu, davacının işbu dava bakımından dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, HMK’nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 29.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.