YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4580
KARAR NO : 2022/9013
KARAR TARİHİ : 14.12.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05.03.2019 tarih ve 2017/345 E. – 2019/112 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 22.04.2021 tarih ve 2019/1341 E. – 2021/597 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPMK vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “ikram” ve “ikramlık” esas unsurlu seri markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin grup şirketlerinden olan Karaman’da mukim dava dışı Biskot Bisküvi Gıda A.Ş.’nin eski ortaklarından iken, ortaklıklarının sona ermesinin ardından müvekkilinin pek çok ürününü, markasını ve ambalajını kötü niyetli bir şekilde taklit etmeye başladığını, davalının 2016/05754 sayılı “MODERN İKRAMLIK” ibaresinin tescili için başvuruda bulunduğunu, başvurunun ilanına yapmış oldukları itirazın YİDK 28.07.2017 tarih ve 2017-M-5201 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa davalının marka başvurusunun müvekkili markaları ile birebir aynı ibareyi içerdiğini, davalının müvekkilinin tanınmışlığından kötü niyetli olarak yararlanmak istediğini ileri sürerek davalı … YİDK kararının iptaline ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı kurum vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı şirket vekili, davacı taraf adına tescilli “ÜLKER İKRAM” markasında yer alan “İKRAM” ibaresinin ayırt ediciliği düşük, zayıf markalardan olduğunu, bu nedenle uyuşmazlık konusu markaların karıştırılmasının mümkün olmadığını, taraf markalarının okunuş, anlamsal ve sesçil olarak da birbirlerinden farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; taraf markaları arasında herhangi bir anlamsal benzerlik bulunmadığı, davacı markaları ile davalı başvurusunun kelime, şekil unsuru ve yazım karakteri itibariyle yeterince farklılaştığı ve taraf markaları arasında görsel benzerlik bulunmadığı, markaların görsel ve anlamsal açıdan farklı olmaları sebebiyle, kısmi işitsel benzerliğe rağmen, genel izlenim ve bütünsel imaj bakımından, markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce; taraf markalarının kapsamındaki emtianın 30. sınıftaki mallar yönünden aynı tür olduğu, başvuru kapsamındaki tüm mallar yönünden 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile, Türkpatent YİDK’in 28.07.2017 tarih ve 2017-M-5201 sayılı kararının iptaline, hükümsüzlük talebinin kabulü ile davalı şirket adına tescilli 2016/05754 sayılı “Modern İkramlık” ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPMK vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına, davalı Modern Çikolata Gıda San. ve Tic. A.Ş. vekili her ne kadar istinaf mahkemesi kararından sonra davayı kabul ettiğine dair dilekçe göndermişse de; davalının markanın hükümsüzlüğüne yönelik temyizi olmadığından kabul beyanının sonuca etkili olmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TPMK’dan alınmasına, 14.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.