YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8596
KARAR NO : 2022/15221
KARAR TARİHİ : 22.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını davalı yeğeni …’e satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Mahkemenin, satışın mal kaçırmaya yönelik olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne dair kararı Yargıtay 17. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 24/11/2014 tarih 2013/7884 Esas 2014/16678 Karar sayılı ilamı ile taşınmazı satan borçlu … mirasçıları davaya dahil edilmeden davaya devam edilerek karar verildiği, taraf teşkilinin dava şartlarından olduğu, bu nedenle adı geçen borçlu mirasçılarının davaya dahil edilmesi, mirasın reddi söz konusu ise davanın yasal temsilcisi vasıtasıyla yürütülmesinin sağlanması ve dava konusu taşınmazın davalı …’nin borcundan dolayı satılıp satılmadığı ve davalı 3. kişi … elinde para kalıp kalmadığı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, bozmadan sonra mahkemece, taşınmazın ihalede satıldığı ve bir bedel kalmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6183 sayılı Yasa’dan kaynaklanan tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
Mahkemece, uyma kararı verilen ilamda dava konusu taşınmazın takip borçlusu …’nin mi yoksa davalı üçüncü kişi …’in mi borcundan dolayı satılıp satılmadığının tesbit edilerek, sonucuna göre karar verilmesi istenmiştir. Dosyadaki belgelerden, dava konusu taşınmazın İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2006/181 sayılı takip dosyasından üçüncü kişi …’in borcundan dolayı yapılan takipte 29/01/2008 tarihinde 28.000,00 TL’ye ihale ile dava dışı …’e satıldığı ihalenin 06/01/2009 tarihinde kesinleştiği takip dosyası alacağı dışında bir alacak kalmadığı, kamu borçlusu …’nin bu dosyada borçlu sıfatının olmadığı anlaşılmaktadır.Davacı yargılama sırasnda davayı bedele dönüştürdüğünü belirtmiştir. Öte yandan, davalı … yargılama sırasında taşınmazın borçlu amcası … tarafından, kendisine bedelsiz olarak, oğullarının bu taşınmazı satmasını engellemek için devredildiğini belirtmiştir. Buna göre işlemin 6183 sayılı Yasa’nın 28 ve 30.maddelerine göre iptali gerektiği sabittir.
Şu halde, üçüncü kişinin taşınmazı satın aldığı 07/02/2005 tarihi itibari ile kamu borcunun, gecikme zammı ve ferileri ile birlikte ne kadar olduğunun ilgili birimden sorularak, tesbit edildikten sonra bu bedeli ve taşınmazın ihaledeki satış bedeli 28.000,00 TL yi aşmayacak şekilde davalı …’in tazminatla sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 22/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.