YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7368
KARAR NO : 2009/9424
KARAR TARİHİ : 02.11.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak
1-2942 Sayılı Yasanın 4650 sayılı yasayla değişik 11.maddesinin değişik 11.maddesinin birinci fıkrasının ( f ) bendi uyarınca arazilerde,taşınmaz malın kamulaştırma (değerlendirme) tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri ve bedelin belirlenmesinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri esas alınarak bilimsel yöntemle kamulaştırma bedeli tespit edilir.Üretim miktarının yükseltilmesi veya erken hasat için uygulamanın tarımsal teknik ve modeller, taşınmazın kendine has ayırıcı özelliğiyle birleşmedikçe,bu tarımsal usullerle elde edilen yüksek üretim miktarı ve turfanda fiyatı uygulanarak taşınmazın net geliri ve dolayısıyla değeri yükseltilemez.
Bilirkişi kurullarınca serada domates yetiştirme yönteminin dava konusu taşınmaza,sahip olduğu özel nitelikler şekliyle uygulandığını belirleyen bir değerlendirme yapılmamıştır.Esasen tarım arazisinde ,çevrede ekilmesi mutad olan çeşitli ürünlerin yıllara yayılmış münavebesi sonunda elde edilecek ortalamalara göre yapılır. O nedenle dava konusu taşınmazın ne kadarının kapama zeytinlik,ne kadarının portakal bahçesi ne kadarının limon bahçesi ne kadarının açık tarım arazisi olduğu belirlenip yüzölçümlerine göre oranlama yapılarak taşınmazın değerinin bulunması gerektiği düşünülmeden buğday,zeytin,limon,portakal,karpuz ve serada domates ürünlerinin net gelirlerinin ortalaması alınmak suretiyle taşınmazın değerinin bulunması,
2-Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında, iklim koşulları, arazinin topoğrafik yapısı ve bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb) gözönünde tutulduğunda, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan ülkemizin değişik yörelerindeki (değeri önemli şekilde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir faktör bulunması hali hariç) sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde kapitalizasyon faiz oranı %5 olarak alınmaktadır.
Dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi niteliğinde olduğu açıkça saptandığına göre yukarıda açıklandığı gibi belirlenen bu niteliğine uygun kapitalizasyon faiz oranının esas alınması gerekirken, %4 oranına göre kamulaştırma bedelini tespit eden bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda hüküm kurulması,
3-Tarım İl Müdürlüğünce düzenlenen maliyet cetvelinde karpuzun dekar başına üretim gideri 796 TL olarak bildirildiği halde bilirkişi kurulunca 629,20 TL kabul edilerek net gelirin dolayısıyla taşınmazın değerinin yükseltilmiş olması,
Bundan ayrı olmak üzere yargılama sırasında vekille temsil edilen davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.