YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/11181
KARAR NO : 2008/223
KARAR TARİHİ : 22.01.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Kamulaştırma Yasasının 11.maddesi hükmüne göre, bedel tespit davalarında öncelikle kamulaştırılan taşınmazın değerlendirme tarihindeki vasfının (arsa veya arazi) belirlenmesi, arsa vasfında ise değerlendirme tarihinden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değeri, taşınmaz arazi vasfında ise değerlendirme tarihindeki mevki ve şartlara göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınmak suretiyle değerinin belirlenmesi gerekir. Geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen Belediye Başkanlığı yazılarına göre, dava konusu taşınmazın imar planı dışında, belediye sınırları içerisinde olduğu, belediye hizmetlerinden yararlanmadığı, meskun yerlerden olmadığı, … imar planı dışında olup belediye alt yapı hizmetlerinden yararlanmadığı, belediye merkezine 3km uzaklıkta bulunduğu anlaşılmıştır.
Bakanlar kurulunun Yargıtay’ca da kısmen benimsenen 28.02.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, imar planında yer almayan bir taşınmazın arsa sayılabilmesi için belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber, belediye hizmetlerinden (belediyece meskun olduğu için veya meskun hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vd.) yararlanan ve meskun yerler arasında yer alması gerekir. Dava konusu taşınmaz, Bakanlar Kurulu Kararının l.maddesi (b) bendinde de belirtildiği gibi fiilen meskun halde bulunamadığından belirlenen özellikleri nedeniyle “arsa” niteliğinde kabulüne olanak yoktur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle taşınmaz mal, arazi olarak değerlendirilmesi gerekirken arsa kabul edilip buna göre bedel belirlenmiş olması,
2-Dava konusu taşınmazın tapu kaydı getirtilerek davalının taraf ehliyetinin bulunup bulunmadığı tespit edilmeden aleyhinde hüküm kurulmuş olması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın tapu kaydı getirtilerek davalının malik olup olmadığı araştırılmalı, malk ise bu durumda arazi niteliğine göre inceleme yapan birinci bilirkişi kurulundan geri çevirme kararı üzerine dosya içerisine getirtilen Tarım İl Müdürlüğünün 2005 yılına ait verilerine göre ek raporlar alınmalı ve hasıl olacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 22.01.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.