Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/4679 E. 2023/541 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4679
KARAR NO : 2023/541
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Taksirle öldürme

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2015/143 Esas, 2016/12 Karar sayılı kararı ile sanığın, taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince maddeleri gereğince 2 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin takdiren 1 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.09.2020 tarihli ve 2016/136208 sayılı, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1.Eksik inceleme ile sanığın mahkumiyetine karar verildiğine;

2.Sanık ile ölenin amca çocukları olduğu 22/6. maddesinin uygulanması gerektiğine,

3.Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

Yerel Mahkemenin Kabulü
1.Olay günü gece saat 03:00 sıralarında sanık …’un sevk ve idare ettiği 39 EF 276 plakalı aracı ile Lüleburgaz İlçesinden … ilçesine hareket ettiği esnada Pınarhsar Kaynarca sapağında aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek sapakta bulunan durağa çarptığı çarpmanın etkisi ile aracın devrildiği araçta sağ ön tarafta oturan sanığın akrabası olan …’un vefat ettiği, aracı kullanan sanıktan aldırılan alkol raporuna göre 210 promil alkollü vaziyette bulunduğu, bu kapsamda sanığın taksirle öldürme suçunu işlediği anlaşılmakla, buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

2. Sanık aşamalardaki beyanlarında kazada kusuru olmadığını, yağış nedeni ile kayganlaşan yolda direksiyon hakimiyetini kaybettiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.

3. Ölenin annesinin aşamalarda sanıktan şikayetçi olmadıkları ve katılma talebinde bulunmadıkları görülmüştür.

4. Kaza tespit tutanağında, mahkeme keşfi ve 12.06.2015 tarihli trafik bilirkişi raporunda sanık sürücü …’un asli ve tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir.

4.Adli Tıp Kurumu … Trafik İhtisas Dairesinden alınan 07.01.2015 tarihli bilirkişi raporunda ise sanık sürücü …’un sevk ve idaresindeki araçla seyri sırasında mevcut hava, yol ve mahal şartlarını dikkate alarak müteyakkız seyretmesi gerekirken müteyakkız seyretmeyip sevk ve idare hatası neticesinde direksiyon hakimiyetini kaybettiği anlaşılmakla kazanın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile asli kusurlu olduğu, müteveffa yolcu …’un, alkollü olduğunu bildiği sanık sürücünün sevk ve idaresindeki araçta yolcu olarak bulunduğu, emniyet kemeri takmayıp kendi can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü anlaşılmakla kendi ölümüyle neticelenen kazanın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.

5. Sanığın güncel adlî sicil kaydı dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.

1.Sanık Müdafiinin Eksik İncelemeye İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Yargılama aşamasında düzenlenen 12.06.2015 tarihli keşif ve bilirkişi raporu ile uyumlu Adli Tıp … Trafik İhtisas Dairesinin 07.01.2015 tarihli bilirkişi raporunun, oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Sanık Müdafiinin 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 22 nci Maddesinin Altıncı Fıkrasının Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 22 nci maddesinin 6. fıkrasının uygulanabilmesi için taksirle hareket sonucu neden olunan neticenin, münhasıran sanığın kişisel ve ailevi durumu bakımından artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açması gerektiği, olayda ölenin sanığın amcasının oğlu olduğu anlaşılmakla, belirtilen akrabalık ilişkisi, tek başına anılan hükmün uygulanmasını gerektirmeyeceğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Sanık Müdafiinin Lehe Hükümlerin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Yerel Mahkemenin “sanığın eylemi bilinçli taksirle işlenmiş bulunduğundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği hürriyeti bağlayıcı cezanın adli para cezasına çevrilmesine yer olmadığına, hürriyeti bağlayıcı cezanın süresi itibariyle ertelenmesine yahut hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine yer olmadığına” karar vermesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2015/143 Esas, 2016/12 Karar sayılı kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.02.2023 tarihinde karar verildi.