YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1407
KARAR NO : 2022/10787
KARAR TARİHİ : 26.09.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davalılar vekillerince talep edilmiş, davalılardan … ve … vekilince duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 22/09/2020 Salı günü davacı vekili Av. … ve davalılardan asil … ve davalı asil … ve vekili Av. … geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle iade edilen dosya ikmal edildikten sonra tekrar gelmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; davacı … tarafından Hatunsaray (Konya) İçmesuyu inşaatının 1997 birim fiyatlarıyla 25.000.000.000 TL (eski) keşif bedeli üzerinden % 45,59 indirimle yüklenici Kevser Proje İnş. Taah. Tic. San. Ltd. Şti.’ne ihale edilerek 16/02/1999 tarihinde sözleşme imzalandığını, yapılan işin sonunda bir kısım şebeke ve terfi hattının kazı derinliklerinin proje ve teknik şartnamelere uygun yapılmadığının tespit edilmesi üzerine işin feshedilerek eksik işlerin yeniden 1999 yılı birim fiyatları ile 15.000.000.000 TL (eski) keşif bedeli üzerinde % 10,10 indirimle 13.485 TL ihale bedeli ile yüklenici …e ihale edildiğini, 14/05/2003 tarihinde onaylanan kesin istihkakta davalı şirketin 43.619.193.239 TL (eski) borcu çıkması üzerine bu borcun istenildiğini ancak davalı firmanın adresinin bulunamadığını, bunun üzerine Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2001/15341 sayılı dosyası üzerinden 43.619.193.239 TL (eski) üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, şirket yetkilileri hakkında genel müdürlük makamının 13/02/2002 tarih ve 359 sayılı onayları doğrultusunda yaptırılan inceleme sonucunda teftiş kurulu başkanlığınca düzenlenen 31/05/2000 tarih ve 138 sayılı fezleke doğrultusunda 05/07/2000 ve 649 sayılı yazıyla Konya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, Konya Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/134 esas sayılı davası ile kamu davası açıldığını, davacı bankayı zarara uğratan banka personelinin de uğranılan zarardan sorumlu olduğunu belirterek, zararın davalılardan müşterek müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, idarenin aktif taraf ehliyetinin olmadığını, Hatunsaray içme Suyu inşaat projesinin ilk yüklenicisi Kevser Proje Ltd. Şti.’ne sözkonusu işle ilgili olarak Konya Bölge Müdürlüğü’nde 5 ayrı istihkak tanzim edilip ödemede bunulduğunu, müvekkili, …’ın 1. istihkakın arka sayfası dışında hiç bir tutanağında, rölevesinde, yeşil defterinde, ataşmanında ve istihkaklarında onayı ve imzası bulunmadığını belirterek, davanın usul ve esastan reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı …; davacı … Bankasının Hatunsaray içme suyu inşaatının, tesisin geçici kabule hazır olduğunun bildirilmesi üzerine oluşturulan inceleme heyetince şebeke ve terfi hattının proje ve şartnamelere uygun yapılmadığının tespit edildiğini, eksik işlerin yeniden …e ihale edildiğini, bankanın kaybının bu kadar olduğu, banka alacağının Kevser Proje Limited Şirketinden alamadığından bahisle kendileri hakkında dava açtığını, davanın kanun ve usule aykırı olduğunu, İller Bankası’nca yaptırılmakta olan bütün işlere ait hazırlanan istihkakların yüklenici, kontrol mühendisi, inceleyen mühendisler, şube müdürü ve bölge müdür yardımcısını takip ederek en son onay için bölge Müdürüne gittiğini, kendisinin de bölge müdür vekili olduğu için en son kendisinin onayladığını, bu işin 1998 yılında bölgece yapımı sürdürülen 75 adet inşaatın en küçüklerinden birisi olan Hatunsaray İçme Suyu inşaatına ait hazırlanan istihkaklarda da aynı prosedürün işlediğini, istihkakların yeşil defter, boru, ferşiyat ataşmanı, inşaat ataşmanı adı verilen mahallinde yapılan işlere ait bütün bilgilerin kaydedildiği değerli belgelerin esas alınarak hazırlandığını, istihkaklara esas alınan değerli belgelerin kontrol mühendisinin iş mahallinde yaptığı kontrollerin neticesine göre işin yüklenicisi ile birlikte hazırlanarak sadece kontrol mühendisi ve yüklenici tarafından imzalandığını kendisinin bir kusuru bulunmadığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı …; kendisinin görevi gereği kontrol mühendisi raporlarına göre gereğini yerine getirdiğini, mahallen yapılacak imalatların denetim ve kontrolü ile raporların düzenlenmesinin kontrol mühendisine ait olduğunu, dolayısıyla idarenin zarara uğratılmasındaki esas unsurun yüklenici vekili ile kontrol mühendisinin iş mahallinde ödemeye esas belgelerin şartname kayıtlarına göre uygun düzenlenmiş gibi görülse de gerçeği yansıtmamasından kaynaklandığını, bu belgelerde şube müdürünün, bölge müdür yardımcısı ile bölge müdür vekilinin imzalarının bulunmadığını, şube müdürü olarak görevinin, hukuki olarak dosya üzerinden yapılan bir incelemeden ibaret olduğunu, olayın meydana geldiği 1998’de kendisi tarafından yürütelen iş listelerinin incelenmesinden de görüleceği üzere ayrıca herhangi bir kurum ve kişiden şikayetci olmadığından mahallince tarafınca ancak üç kez inceleme yapıldığını ve bu incelemeler sırasında da hatlar kapalı olduğu için sığ döşemeyi gösteren bir duruma rastlanılmadığını, davacı idarenin bu iş nedeniyle dava açma ehliyetinin olmadığını, davacı kurum zararını Hatunsaray Belediyesi’nden tahsil etmekte olduğunu, kendi personelinden ayrıca tahsil yoluna gitmesinin mükerrer olduğundan hukuka aykırı olduğunu, bu konuda ilgili belediye ile yazışma yapıldığında belediyece ödeme yapıldığının görüleceğini, bu durumun aktif taraf ehliyetinin bulunmadığının bir göstergesi olduğunu, ayrıca eğer varsa kendi sorumluluğunun yeni ihale bedeli üzerinden değil, Kevser Proje Ltd. Şti.’ne yapılan ödemelerden dolayı olması gerektiğini, yoksa …e yapılan yeni ihale bedelinden dolayı arada illiyet bağı olmadığından bu ödemelerden sorumlu olmadığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı … vekili; müvekkilinin iradesi dışında bu işin kontrolörlük görevinin kendisini verildiğini, aynı dönemde keşif ve iş hacmi olarak bu işten çok daha büyük Gökpınar ve Yükselen içme suyu inşaatları ile Argıthanı Konolizasyonu inşaatının kontrolörlüğünü üstlendiğini, çalışma mevsimi boyunca işlerin arazi çalışmalarının tetkiki dışında, bu işlere ait istihkakların tanzimi, bunlarla birlikte istihkak ettikleri ve idare tarafından verilen diğer görevlerin yerine getirilmesi için gerekli çalışmaların yürütüldüğünü, kontrollük görevini yaptığı işlerden her çalışma günü fiilen işin başında bulunarak yapılan imalatları bire bir kontrol etme imkanının olmadığını, kendi denetim ve kontrolörlüğü sırasında yapılan işin teknik şartname ve sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, her ne kadar kontrol görevini kendisi yürütmüş olsa da nihai kontrol merciinin geçici ve kesin kabul heyetleri olduğunu, kendisinin bilerek ve isteyerek hatalı imalatlara hoşgörüde bulunmadığını, kabul heyetinin işi bir bütün olarak inceleyip, varsa hatalı imalatları tespit ederek yükleniciye düzelttirdiğini, bu prosedürde kabul heyetlerinin dikkatinden kaçan bir husus olsa bile davacı bankanın sözleşme ve şartnamesindeki hükümlere göre bu düzeltmelerden itibaren 5 yıllık sürede yüklenicinin davacı bankaya karşı sorumluluğunun devam ettiğini, İller Bankası yapım işleri genel şartnamesinin 12. maddesinde aynen” taahhüt konusu işler kontrol teşkilatının denetimi altında ve banka kontrol yönetmeliğine göre uygun olarak müteahhit tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğini, yapılan imalatlardaki eksikliklerin bilinçli olarak gizlenmesinin mümkün olamayacağını, nitekim tesisteki eksikliklerin geçici kabul heyetince tespit edildiğini belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı …; bu uyuşmazlıkta davada ileri süren suçu işleyen kişilerin işi yapan yüklenici ile bu işi doğrudan kontrol etmekle yükümlü bulunan kontrol mühendisi olduğunu, bu konuda asıl belgenin, bizzat yüklenici ve kontrol tarafından üstlenilen ataşman ve istihkaklar olup kontrol mühendisinin ağır ceza mahkemesinde yargılandığını, İller Bankası Kontrol Yönetmeliği’ne göre işin 1. dereceden sorumlusunun kontrol mühendisi olup bölge müdürü ve diğer idarecilerin işin kontrol mühendisince etkili bir şekilde kontrol edilmesini sağlamak, işin devamında bütünlük tesis etmek görevini üstlendiği, nitekim fezlekede de görüldüğü üzere kontrol mühendisinin tespit edilen kusurlarının, kendisine işin devamı sırasında iletilmiş ve sözlü olarak dikkatinin çekildiğini, işin kontrolü sırasında üst makamda bulunanların, astlarının yaptığı işlere güvenmek zorunda oldukları, bunun, kontrollük sorumluluğunun getirdiği bir zorunluluk olduğunu, eğer işlerin yürütülmesi sırasında güvensizlik esas olacak ise kontrollük örgütünün kurulmasının hiçbir anlamının kalmayacağını, dava konusu iş ile aynı yıl kontrollü yapılan 75 civarındaki diğer işlerin de aynı esasa göre yürütülüp sonuçlandırıldığını, bu kadar iş arasında bir idarecinin tek bir işi metre metre kontrol edebilmesine ne imkan ve ihtimal ne de zaman bulunduğunu, işin yapılması sırasında boru hendeklerinin, boruların basınç tecrübesi alındıktan sonra herhangi bir kazaya neden vermemesi için hemen kapatılması gerektiğini, nitekim yapılan hatalı imalatın geçici kabul sırasında belediyenin şikayeti ile ortaya çıktığını, ayrıca belediyenin de kusurlu imalatın yazılı veya sözlü olarak idareye bildirmesi gerekirken neden geçici kabul sırasında şikayet ettiğinin anlaşılamadığını, genel müdürlükçe gönderilen müfettişlerce her yıl dosya üzerinde ve arazide denetleme yapıldığını, yüklenicinin davaya dahil edilmesi gerekirken dava dışı bırakıldığını, iş feshedildiğinde yüklenicinin teminatına el konularak bankaya irat kaydedildiğini davada bundan bahsedilmeyerek davacı alacağının fazla gösterildiğini, alacak tutarından teminat tutarının düşülmesi gerektiğini belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının zararının hesaplanması için düzenlenen bilirkişi raporuna dayanılarak Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/256 esas sayılı davanın 22/03/2005 tarihli yukarıda söz edilen rapor alındıktan sonra (06/05/2005 tarihli duruşma tutanağında yazılı) dava açıldığı anlaşılmakla; bu dosya nedeniyle verilecek hüküm sonrası tahsilde tekerrür olmamak üzere davanın kabulüne, işbu davadaki taleple sınırlı olmak kaydıyla 43.619,193 TL alacağın 17/06/2001 tarihinden itibaren yasal faziyle birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karar, davalılar … ve … vekilleri ile davalılar …, … ve davalı … mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davaya konu zarar ve alacağın dava dışı Hatunsaray Belediye Başkanlığı’ndan tahsil edildiği, sonrasında belediye tarafından istirdat davaları açıldığı anlaşılmakta ise de hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu konu rakamsal olarak ayrıntılı şekilde değerlendirmeye alınmamıştır. Ayrıca, davalılarca davacı bankanın zararının ilk yüklenici şirketten alınan teminat mektuplarının paraya çevrilmesi yoluyla karşılandığı iddia edilmişse de mahkemece bu husus bilirkişi raporunun düzenlenmesinden sonra davacıdan sorulmuş, davacı banka da 17/11/2014 tarihli cevabi yazısında teminat mektuplarının nakde çevrildiğini mahkemeye bildirmiştir. Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu husus da değerlendirilmemiştir. Şu halde; mahkemece, davacının zararının iki ihale arasındaki fark kadar olduğu da gözetilerek; her bir davalının hangi tarihli istihkak ve ödeme belgesinde imzası bulunduğu açıkça tespit edilerek, Hatunsaray Belediye Başkanlığı’ndan tahsil edilen miktarın ne kadar olduğu, belediyenin açmış olduğu istirdat davaları sonucunda ne kadarının iade edildiği, yine davacı …’nca ilk yüklenici tarafından verilen teminat mektuplarından ne kadarının nakde çevrilerek gelir kaydedildiği de belirlenerek, davacının zarar kapsamı gerekirse davaya konu istihkak raporu asılları da dosya içine yeniden kazandırılarak, uzman bilirkişi heyetinden ayrıntılı, açık, denetlenebilir bilirkişi raporu alınarak sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre tespit edilerek, karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA, 2.540,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılardan …’a verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 26/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.