YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15532
KARAR NO : 2022/21824
KARAR TARİHİ : 28.12.2022
Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarından, sanığın mahkumiyetine ilişkin Dörtyol 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/12/2015 tarihli, 2015/492 Esas ve 2015/443 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 27.10.2022 tarihli 2021/4025 Esas ve 2022/17776 Karar sayılı ilamı ile iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçu yönünden kararın onanmasına, hırsızlık ve mala zarar verme suçları yönünden ise bozulmasına karar verildiği; Dairemizce verilen bu karara karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 05/12/2022 gün, KD 2 – 2016/326453 sayılı itiraz ile iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçu yönünden, “Sanığa isnat edilen ve TCK’nın 142/2-h, 143 maddesinde öngörülen hırsızlık suçunun cezasının alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/10/2021 gün ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararına göre de; 5271 sayılı CMK’nın 150/3 maddesi uyarınca zorunlu müdafii atanması gerektiği, sanığa mahkeme tarafından müdafii atanmadığından savunma hakkının kısıtlandığı, hırsızlık ve mala zarar verme suçunun yanı sıra iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin de bozulması gerektiği” şeklindeki gerekçeyle İTİRAZ KANUN yoluna başvurulması üzerine, dosya Dairemize gönderilmekle, 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin, 6352 sayılı Kanun’un 99. maddesi ile eklenen 3. fıkrası uyarınca yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/12/2022 gün, KD 2 – 2016/326453 sayılı itirazının KABULÜNE, Dairemizin 27.10.2022 ve 2021/4025 E. – 2022/17776 K. sayılı kararının sadece iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçu yönünden verilen onama kararının KALDIRILMASINA karar verilerek yapılan incelemede;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden, atılı suçun hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla işlendiği nazara alınarak, 5237 sayılı TCK’nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen TCK’nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/10/2021 tarihli, 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca zorunlu müdafiinin, kısa kararın açıklandığı 25/12/2015 tarihli duruşmada hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilip hüküm kurularak aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 28.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.