YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3089
KARAR NO : 2009/8644
KARAR TARİHİ : 19.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava ve ıslah dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderinden kaynaklanan ve davalı tarafa fazla ödenen 7.940,76 YTL’nin ödeme tarihinden itibaren faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava ve yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesinde; davacının oğlu …’nın, 16.8.2001 ile 10.2.2004 tarihleri arasında … Askeri Lisesi’nde gördüğü eğitim nedeniyle kendisine 22.955 YTL borç çıkartıldığını, bu borcun tamamının 10.2.2004 ile 1.2.2007 tarihleri arasında ödediğini ancak, masraflar arasında yer alan personel ve amortisman giderinden sorumlu olmadığını ileri sürerek fazla ödediği 7.940,76 YTL’nin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte kendisine geri verilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyada toplanan bilgi ve belgelerden özellikle Ankara 40. Noterliğince 30.7.2001 tarih ve 25089 yevmiye sayısıyla onaylanan yüklenme ve kefalet senetleri içeriğinden; davaya konu tazminat borçlusunun öğrenci … … ve müteselsil kefilin … … olduğu, yüklenme ve kefalet senedinin, …’ya velayeten babası … tarafından imzalandığı, buna göre asıl borçlu olan …’nın bu davanın açıldığı (24.1.2008) tarihi itibariyle ergin olduğu dava konusu paranın da değişik tarihlerde alacaklı kuruma borçlu … … tarafından veya onun adına yatırılmış bulunduğu anlaşılmaktadır.
Velayet altında bulunan küçüğün ergin olmasıyla birlikte hakları kullanma ehliyetinin ve borçları ödeme yükümlülüğünün doğrudan doğruya kendisine ait olacağından yukarıda açıklanan hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalı kuruma tazminat ödemekle yükümlü olanların … … ve kefil … … adlı kişi olduğundan …’nın da dava tarihi itibariyle ergin bulunduğu gözönünde tutularak başlangıçta yüklenme ve kefalet senedini oğlu …’ya velayeten imzalamış olan davacı baba …’in böyle bir davayı açmakta aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın taraf ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, davaya bakılıp işin esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.