Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/24101 E. 2023/9074 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24101
KARAR NO : 2023/9074
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

Gerekçeli kararın sanık müdafiine, 05.10.2018 günü tebliğ edildiği, sanık müdafiinin dışarıda bulunması sebebiyle en yakın komşusuna haber verilip muhtara tebliğ yapılarak kapıya 2 nolu haber kağıdının yapıştırıldığı, tebligatta komşu ismi veya kapı numarası bulunmadığından tebliğin usulsüz olduğu, temyiz tarihi tebliğ tarihi olarak kabul edilerek yapılan incelemede;

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.01.2010 tarihli ve 2009/23611 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 141/1, 53 üncü maddeleri uyarına kamu davası açılmıştır.

2. … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2010 tarihli ve 2010/70 Esas, 2010/476 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosya Ağır Ceza Mahkemesine yollanmıştır.

3. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2016 tarihli ve 2010/367 Esas, 2016/375 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2016 tarihli ve 2010/367 Esas, 2016/375 Karar kararının sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 17.05.2017 tarihli ve 2017/642 Esas, 2017/778 Karar sayılı kararı ile;
“Sanık hakkında ek savunma hakkı verilmeksizin 5237 sayılı TCY’nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle sanığın savunma hakkının sınırlandırıldığı ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1-h maddesine aykırı davranılması”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Bozma uyularak, … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2018 tarihli ve 2017/220 Esas, 2018/79 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

6. … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 13.09.2018 tarihli ve 2018/1472 Esas, 2018/1908 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi,
Sanığın “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi uyarınca beraat etmesi gerektiğine, delillerin mahkûmiyet kararı verilmesi için yetersiz olduğuna,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan ile sanığın cezaevinde birlikte kalmaları dolayısıyla birbirlerini tanıdıkları, katılan cezaevinden çıktıktan bir iki ay sonra sanığın da çıkarak katılanı aradığı, 22.11.2009 günü gündüz vakti parkta buluştukları, sanığın katılandan para istediği, katılanın para vermemesi üzerine sanığın bıçak göstererek “paraları ver yoksa bıçaklarım” dediği ve katılanın ceplerini aradığı, 200,00 TL para ve Nokia marka cep telefonunu zorla aldığı maddi vakıa olarak kabul edildiği anlaşılmıştır.

2. Katılanın aşamalardaki beyanlarında sanık ile yakın arkadaş olduklarını söylediği ve zaman zaman sanığa para yatırarak destek çıktığını söyleyerek para yatırdığı dekontlardan birini sunduğu anlaşılmıştır.

3. Sanığın da beyanlarında katılan ile uzun süredir arkadaş olduklarını ve aralarında husumet olmadığını söylediği anlaşılmıştır.

4. HTS raporlarından telefonun başka kişiler tarafından kullanıldığı anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Katılanın aşamalardaki tutarlı beyanları, sanık ile katılanın iyi arkadaş olup aralarında husumet bulunmadığının sanık beyanları ile de anlaşıldığı, katılanın telefonunun suç tarihinden sonra başka numaralar tarafından kullanılması ve sanığın da suç tarihinde katılan ile buluştuğunu kabul etmesi, taraflar arasında iftira atılmasını gerektirir bir husumetin olmadığının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 13.09.2018 tarihli ve 2018/1472 Esas, 2018/1908 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

06.03.2023 tarihinde karar verildi.