Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2022/13517 E. 2023/950 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13517
KARAR NO : 2023/950
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaburun Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, … ilçesi, … Mahallesi 3 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kısmen kamulaştırılması nedeniyle kamulaştırmadan arta kalan kısmın işe yaramaz hale geldiğini, kamulaştırma nedeniyle taşınmazın önüne baraj çalışması kapsamında set çekilmekte olduğunu, bu durumun geçit hakkını engellediğini, değer kaybının kamulaştırma bedeline ilave edilmesi gerektiğini, idare tarafından yapılan teklifin düşük olduğunu, masrafların ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, dava 4 aylık süre içerisinde sonuçlanmazsa kamulaştırma bedelline yasal faiz yürütülmesine, değer kaybına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; parsel içerisindeki çam ağaçları için verilen 200,00 TL/adet uygun olmayıp, enkaz bedeli parsel sahibine bırakılmak üzere bu fiyatın dörtte biri kadar kesim parası verilmesi gerekirken bunun yapılmadığını, haritalar üzerine 31.05.2016 tarihinden 04.03.2019 tarihine kadar geçen sürede yapılan incelemede parsel içerisindeki ağaç varlığında herhangi bir değişim gözlenmediğini, keşif tarihi itibarıyla kanaate göre değil mevcut durum üzerinden işlem yapılması gerektiğini, arazinin konumu ve özellikleri itibarıyla ilçe merkezinden hayli uzakta olduğu, hiçbir ticari ve turistik konuma yakın olmadığı, hatta stratejik ve 2 nci derece kara askeri yasak bölge içerisinde olduğu halde, bilirkişi raporlarında haklı bir gerekçe olmadan % 50 objektif değer artışı uygulanmasının doğru olmadığını, dava konusu taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde taşınmazın, stratejik ve 2 nci derece askeri yasak bölge içerisinde olduğunun görüldüğünü, bu nedenle değer azalışı uygulanması gerekirken uygulanmadığını, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin olması gerekenden yüksek tespit edildiğini belirterek, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarında arazinin değeri belirlenilir iken, hesaplanması gereken rant ve kapitalizasyon oranları bilimsel açıklamalara dayanılmamış ve ilgili arazi hakkında önce orta susuzlukta olduğunu ve su tutma kapasitesinin mevcut olduğu belirtilirken, hesaplamalar sırasında susuz tarım arazisi olarak nitelendirilmesi arazinin değerinin daha düşük hesaplanmasına sebep olduğunu, taşınmazın bulunduğu alanda kolaylıkla artezyen açılarak su temin edilebileceğini, arazinin bir kısmında bulunan 70 adet 60-80 yaşlarında odun vasfında kızılçam ağaçlarının her birinin değeri olarak belirlenen 200,00 TL’nin düşük olduğunu, emsal araştırması yapılmadığını, hükmedilen bedelin düşük olduğunu belirterek, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza dava tarihinde geçerli olan resmi veri listesi esas alınarak, yöre koşullarına uygun münavebe ürünleri seçilmek, kuru arazi için % 5 oranında kapitalizasyon faiz oranı ve gerçek değere ulaşmak amacıyla objektif değer artış oranı uygulanmak suretiyle net gelir yöntemine göre değer biçildiği, arta kalan alana değer azalışı verilmemesinin doğru olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasında kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 ve 12 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki son paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Arazi niteliğindeki İzmir ili, Karaburun ilçesi, … Mahallesi 3 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.

3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı uygun görülmüştür.

4. Dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmının yüzölçümü, geometrik şekli ve kullanım durumu dikkate alındığında değer azalışı uygulanmaması yerindedir.

5. Dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan çam ağaçlarının taşınmaz malikince alındığına dair bilgi ve belgeye rastlanmadığından, enkaz bedeli hesaplanması doğrudur.

6. Aynı amaçla kamulaştırılan ve dava konusu taşınmaz ile yakın konumda bulunan 572,574 ve 581 parsel sayılı taşınmazlara 12.12.2014 değerlendirme tarihi itibarıyla %100 objektif değer artışı ile 9,46 TL/m² birim fiyat takdir edildiği ve bu bedelin Dairemizin denetiminden geçerek sırasıyla 2018/17905, 2018/12297 ve 2018/15910 karar numaralı ilamlarıyla onandığı anlaşıldığından, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise 11.03.2019 değerlendirme tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza %50 objektif değer artışı ile 21,10 TL/m2 değer biçildiği anlaşıldığından, bilirkişi kurulundan söz konusu dosyada tespit edilen objektif değer artışı oranından ayrılma nedenleri konusunda ek rapor alınmadan eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı idare vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz karar harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.