Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/7813 E. 2022/8507 K. 30.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7813
KARAR NO : 2022/8507
KARAR TARİHİ : 30.11.2022

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 06.07.2021 tarih ve 2019/989 E. – 2021/672 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin 410001017679 no’lu Emtia Sigortası Abonman Poliçesi ile TYCO Yangın Korunum Sistemleri A.Ş.’yi nakliye rizikolarına karşı sigortaladığını, 17/04/2015 tarihinde, 10 kap emtianın, C7620 EK-C 8110 EK plakalı tıra yüklendiğini, 24/04/2015 tarihinde nakliye aracının …’ne bağlı 4D Lojistik Hiz. ve Dış Tic. A.Ş.’ye ait antrepoya vardığını, nakliye aracından tahliye sonrasında emtianın antrepo içerisinde forklift ile yer değiştirilmesi esnasında yangın pompalarından birisinin forklift bıçağından kayarak devrildiğini ve başka bir emtianın üzerine düşerek hasarlandığını, gümrük ve antrepo ilgililerinin imzasını taşıyan tutanak düzenlendiğini, davaya konu emtia hasardan sonra 30/04/2015 tarihinde ekspertiz tarafından görüldüğünü, pompada meydana gelen hasarın Türkiye içerisinde onarımı için çeşitli firmalar ile görüşüldüğünü ancak pompanın özelliği ve hasarın niteliği gereği onarımının Türkiye’de yapılamayacağını bildirdiklerini, pompada ciddi hasar ve deformasyon bulunduğunu, yangın pompası olması dolayısıyla FM sertifikalı olan bu pompanın sertifika geçerliliğini kaybetmemesi ve benzeri sebeplerden dolayı pompanın İngiltere’ deki üretici firmaya gönderilerek onarım yaptırıldığını, 112.962,74 TL tazminat ödemesi yapıldığını, hasarın antrepo sahasında oluşması sebebi ile antreponun sorumluluk poliçesi bulunan Allianz Sigorta A.Ş.’den talepte bulunulduğunu ve Allianz tarafından poliçe teminatı kapsamında 49.999,99 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek, 62.962,75 TL’nin ödeme tarihi olan 01/09/2015’ten itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın HMK madde 107 gereği belirsiz alacak davası olarak açılması gerektiğini, davanın taşıyıcıya yöneltilmesi gerektiğinden, davanın husumet yönünden reddedilmesi gerektiğini, müvekkilinin olayda kusursuz sorumluluk durumunun da bulunmadığını savunarak davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen olaya ilişkin olarak 30/04/2015 tarihinde tutanak tanzim edildiği, antrepo sahasında açıkça tedbirsizlik ve dikkatsizlik neticesi yüke elverişli olmayan bir şekilde forklift kullanmaktan dolayı yükün dengesiz yapısını gözetmeyen boşaltma elemanlarının dikkatsizlik ve pervasızlığı neticesinde hasarın meydana geldiği, yeni alınmış ve kullanılmamış emtianın sağlanacak garanti ve kalite standartları bakımından hasar onarımı ve ilgili testlerinin satın alındığı üretici firma İngiltere’de yapılmasının tercih edilmesinin kabul edilmesi gerekli bir durum olduğu, ayrıca bilirkişi raporuna göre tamir giderinin piyasa rayiçlerine uygun olarak değerlendirildiği, hasarlı emtiaya ilişkin davacı tarafın dava dışı sigortalıya 112.962,74 TL ödeme yaptığı, antreponun sorumluluk poliçesi bulunan Allianz Sigorta tarafından poliçe teminatı kapsamında 49.999,99 TL ödeme yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 62.962,75 TL’nin ödeme tarihi olan 01/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiş, Dairemiz bozma ilamı ile ilk derece mahkemesi ile bu karara ilişkin istinaf istemini esastan reddeden istinaf kararı bozulmuştur.
İlk derece mahkemesince uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, yükün taşıttan boşaltıldığı ve taşıma sürecinin tamamlandığı, TTK m.886’da belirtilen sorumluluğu sınırlama hakkının kaybına ilişkin durumların somut olayda meydana gelmediği, olayın ancak tedbirsizlik veya tecrübesizlik olarak değerlendirilebileceği, davalının sorumluluğunun sınırlı sorumluluk tavanı kadar olabileceği, taşınan emtianın 1/4’lük kısmının zarar gördüğü, TTK m.882/2 hükmü uyarınca 108.830,17 TL sınırlı sorumluluk limiti hesaplandığı, antreponun sorumluluk poliçesi kapsamında ödenen 49.999,99 TL’nin hesaplanan sınırlı sorumluluk limitinden düşüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 58.830,18-TL nin ödeme tarihi olan 01/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin 2 ve 3 numaralı benler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, Nakliyat Emtia Sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup, dosya kapsamında Dairemizce verilen 2018/4421 esas 2019/5837 karar numaralı karar ile mahkemece verilen ilk karar ve bu karara ilişkin istinaf istemlerini reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararı bozulmuş, ilk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak karar verilmiştir.
Dairemiz ilamında belirtildiği gibi, taşıyıcı konumundaki davalının sorumluluğu, TTK 880/2 kapsamında emtianın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamanki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark üzerinden bulunup, bunun TTK 882 kapsamında ulaşılan sorumluluk sınırını aşmayacak biçimde sınırlandırılması gerekmektedir. Mahkemece anılan belirlemeye ilişkin bilirkişi raporu alınmış ise de, bu raporda davalının sorumluluğunun bulunması konusunda dava konusu pompanın hasarsız bedeli ile hasarın tamiri için yapılan gider arasındaki farkı üzerinden sorumluluk hesaplanmış, ardından taşımaya konu tüm emtianın ağırlığının dörde bölünmesi suretiyle ulaşılan sonuca TTK 882. madde kapsamında SDR hesabı yapılarak üst sınır bulunmuştur.
Ancak bilirkişilerce, hasarlı bedel tespiti yukarıda yazılı yanlış yöntemle yapıldığı gibi hasarlı emtianın yalnızca bir adet yangın pompası olduğu, taşımaya konu başka nitelikte emtiaların da bulunduğu ve bu emtiaların içinde dava konusu hasarlanan
pompanın eklentisi olacak unsurların bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa bunların hasara uğrayan yangın pompası olmadan ekonomik değer taşıyıp taşımayacağı, taşıyorsa da hasarlı emtianın kendisi ve onunla birlikte mütemmim cüzü niteliğinde olan ekinin hasarlanmış sayılacağı, aksi halde yalnızca yangın pompasının hasarlanmış kabul edileceği gözetilerek ağırlık hesabı yapması gerekirken, toplam emtia ağırlığının dörde bölünmesi suretiyle eksik değerlendirme yapıldığı, davalı vekilinin anılan bilirkişi raporuna yazılı hususları işaret eder biçimde itiraz ettiği ancak mahkemece anılan haklı itirazların giderilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile oluşturulan bilirkişi raporu hükme alınarak karar verilmesi doğru olmamış kararın anılan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin hakkaniyet indirimine ilişkin temyiz itirazının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yazılı temyiz itirazının ŞİMDİLİK İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 30.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.