YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9269
KARAR NO : 2023/721
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bucak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.09.2019 tarihli ve 2019/25 Esas, 2019/472 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık … hakkında katılan …’i kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, aynı maddenin son cümlesi, aynı maddenin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 19 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Sanık … hakkında katılan …’i kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, aynı maddenin son cümlesi, aynı maddenin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 19 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c) Sanık … hakkında katılan …’u kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, aynı maddenin son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
2. Bucak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.09.2019 tarihli ve 2019/25 Esas, 2019/472 Karar sayılı kararının, sanıklar…, …ve … ile Cumhuriyet savcısı(sanıklar… ve… lehine) tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 22.09.2020 tarihli ve 2020/5626 Esas, 2020/11390 Karar sayılı ilâmıyla;
a) Sanıklar… ve… yönünden, 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesi gereğince ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve aynı maddenin son cümlesinin uygulanması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması, birden fazla nitelikli hal ihlaline neden olmaları nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temel cezalara hükmedilirken aynı Kanun’un 61 nci maddesindeki ölçütler ve 3 üncü maddesindeki cezada orantılılık ilkesi gözetilerek sonuç cezalara etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak yalnızca daha ağır netice olan yüzde sabit ize neden olacak nitelikte yaralamadan dolayı 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve aynı maddenin son cümlesinin tatbiki ile ceza tayini gerekirken yaralanma sırasında kemik kırığı da meydana geldiğinden ayrıca aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca cezaların artırılması, hükmün esasını oluşturan kısa kararda haksız tahrik hükümlerinin tatbikinde cezanın (1/3) oranında indirildiği belirtilmesine rağmen gerekçede (1/4) oranında haksız tahrik indirimi yapıldığının belirtilmesi suretiyle çelişkiye neden olunması ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle yeniden değerlendirilmesi gerektiği,
b) Sanık … yönünden, 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesi gereğince ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması ve 5237 sayılı TCK’nin 53 üncü maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle yeniden değerlendirilmesi gerektiği,
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bucak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2021 tarihli ve 2020/571 Esas, 2021/183 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık … hakkında katılan …’i kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, aynı maddenin son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Sanık … hakkında katılan …’i kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, aynı maddenin son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c) Sanık … hakkında katılan …’u kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, aynı maddenin son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık …’ın Temyiz Sebepleri
1. Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3. Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
4. Vesaire,
İlişkindir.
B. Sanık …’nin Temyiz Sebepleri
1. Atılı suçu işlemediğine, yaralama kastı bulunmadığına, … ile barıştıklarından düşme kararı verilmesi gerektiğine,
2. Uzlaştırma ve lehe hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3. Vesaire,
İlişkindir.
C. Sanık …’nin Temyiz Sebepleri
1. Atılı suçu işlemediğine, yaralama kastı bulunmadığına, …ile barıştıklarından düşme kararı verilmesi gerektiğine,
2. Uzlaştırma ve lehe hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Katılan sanık … ve kızı sanık … ile katılan sanık … arasında keçilerin arazide otlatılıp otlatılmaması meselesi nedeni ile uzun süreden beri devam eden anlaşmazlığın bulunduğu, olay tarihinde arazide karşılaşan tarafların aynı nedenle tartışmaya başladıkları, bu tartışma sonucunda kavganın meydana geldiği, kavga sırasında katılan sanık … ve sanık …’in katılan sanık …’i taş ve sopalarla yaraladıkları, katılan sanık …’in ise katılan sanık …’un çenesini ısırdığı, katılan …’in sanık …’i sopayla yaraladığı, alınan raporlara göre katılan sanık …’un yaralanmasının yüzünde sabit ize, katılan sanık …’in yaralanmasının yüzünde sabit ize ve vücudunda hayat fonksiyonlarını orta (2) derece etkileyen kemik kırığına neden olduğu, sanık …’in basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, ilk haksız hareketin kimin tarafından başlatıldığının kesin olarak tespit edilememesi nedeni ile her iki tarafa asgari (1/4) oranda haksız tahrik indirimi uygulandığı anlaşılmıştır.
2. Katılan sanıklar ve sanık savunmaları ile tanık anlatımı dava dosyasında mevcuttur.
3. Katılan sanıklar… ve …’in yaralanmalarına ilişkin olarak Adlî Tıp Kurumu … Adlî Tıp Şube Müdürlüğü’nün 30.05.2019 tarihli ve 2019/762 -763 sayılı adlî muayene raporu ile sanık …’in yaralanmasına ilişkin olarak Bucak Devlet Hastanesinin 02.06.2014 tarihli ve 33957-1254 sayılı adlî muayene raporu, olay yerinde suç unsuru bulunmadığına dair 02.06.2014 tarihli kolluk tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
4. Katılan sanık …’in sanık …’i haksız tahrik altında sopayla basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek şekilde kasten yaralama suçundan mahkûmiyetine dair 26.02.2015 tarihli hükmün, Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 21.11.2018 tarihli ve 2018/3448 Esas, 2018/17918 Karar sayılı ilâmı ile onanmasına karar verilerek kesinleştiği belirlenmiştir.
5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.09.2022 tarihli ve 2021/06553 sayılı, sanıklar… ve… yönünden düzelterek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar … ve …’nin Beraate, Suç Vasfına Yönelen Temyiz Sebepleri
Katılan sanık … ve kızı sanık … ile katılan sanık … arasında keçilerin arazide otlatılıp otlatılmaması meselesi nedeniyle uzun süreden beri devam eden anlaşmazlık bulunduğu, olay tarihinde arazide karşılaşan tarafların aynı nedenle tartışmaya başladıkları, sanık …’un soruşturma aşamasında
kolluk merciince suç tarihinde tespit olunan savunmasında sanık …’in eliyle kendisinin de taşla katılan …’e vurduklarını beyan ettiği, katılan …’in eylemin her iki sanık tarafından taş ve sopayla birlikte gerçekleştirildiğini anlattığı, olayın bir kısmını gören tanığın, sanık …’in katılana sopayla vururken gördüğünü belirttiği hususları ile katılan … hakkında tanzim olunan adlî muayene raporu karşısında sanıkların suçlarının sübuta erdiği ve 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesi kapsamında soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlardan olmadığı belirlenmekle, haklarında mahkûmiyet hükümleri kurulmasında isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık …’ın Meşru Savunmaya Yönelen Temyiz Sebebi
Katılan sanık …’in sanık …’i sopayla basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek şekilde, katılan sanık …’u ise beden yoluyla yüzünde sabit ize neden olacak şekilde yaraladığı, buna karşın katılan sanık … ve sanık …’in iki kişi olarak taş ve sopayla yüzünde sabit ize ve vücudunda hayat fonksiyonlarını orta (2) derece etkileyen kemik kırığına neden olacak şekilde katılan sanık …’i yaraladıkları olayda meşru savunma müessesesinin uygulanması için saldırı teşkil eden ilk hareketin sanıktan kaynaklanmaması, saldırı ile savunma arasında orantılılık bulunması gibi kriterlerin aranacağı, somut olayda ise ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı hususundaki şüphenin sanık … lehine yorumlanmasıyla sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanıklar … ve …’nin Lehe Hükümler ve Uzlaşmaya Yönelen Temyiz Sebepleri
Sanıkların yargılama konusu eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesi kapsamında soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlardan olmadığı, bu itibarla uzlaştırma hükümlerinin uygulanamayacağı, sanıklar hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği haksız tahrik indirimi ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim uygulandığı, sanıklar hakkında uygulanabilecek başkaca kanunî ya da takdirî indirim sebebinin dava dosyasında bulunmadığı, sanıklar lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin, 51 inci maddesinin ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının, hükmolunan netice ceza miktarları bakımından uygulanmasına hukukî engel bulunduğu anlaşıldığından, hükümlerde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Sanıklar … ve …’nin Vesaire İlişkin Temyiz Sebepleri
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Ancak;
Sanıklar… ve… ‘in ayrı ayrı 2 yıl 19 ay 22 gün hapis cezaları ile cezalandırılmalarına ilişkin 12.09.2019 tarihli hükümlerin Cumhuriyet savcısı tarafından lehe olarak temyiz edilmiş olmasına göre bu
kararda yer alan ceza miktarlarının kazanılmış hak oluşturacağının gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
E. Sanık … Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 17.07.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe başlığı (D) paragrafında açıklanan nedenle Bucak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2021 tarihli ve 2020/571 Esas, 2021/183 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümlerde fıkralarında yer alan 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulandığı paragraftan sonra gelmek üzere “Ancak ilk hüküm sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından(lehe) temyiz edilmiş olup, aleyhe temyiz bulunmadığından ve bu durum sanık lehine 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak oluşturduğundan, sanığın 2 yıl 19 ay 22 gün hapis cezası üzerinden infazına” paragrafının eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe başlığı altında (E) paragrafında açıklanan nedenlerle Bucak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2021 tarihli ve 2020/571 Esas, 2021/183 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.