YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13008
KARAR NO : 2023/647
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3304 E., 2022/2901 K.
DAVA TARİHİ : 28.04.2022
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul … 21. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/339 E., 2022/506 K.
Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, zarar unsuru oluşmadığından davacılar aleyhine para cezası takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacıların istinaf başvurusunun HMK’nın 353 (1)-b/1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; talimat icra dairesince taşınmazın satışına yönelik 21.02.2022 tarihinde satış kararı düzenlendiğini, bu karardan sonra yeni bir talimat ulaşmamasına rağmen icra dairesince re’sen yeniden 22.02.2022 tarihli ikinci satış günü verildiğini, ihale alıcılarında tereddüt oluştuğunu, satış düşmüş iken ve yeni bir talimat gelmemiş iken yeniden satış kararı alınmasının mümkün olmadığını, ilanın gazetede yapılıp yapılmadığının gazete dosyada bulunmadığından tespit edemediklerini, kıymet takdir raporunun şeklen kesinleştiğini, kıymet takdirine itiraz davasında itirazlarının dikkate alınmadığını, taşınmazın 1/5’i fiyatına ve metrekaresi eksik şekilde satış gerçekleştirildiğini, değerinin yeniden belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ihalenin usul ve yasaya uygun olarak yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl icra müdürlüğünden gelen talimat üzerine kıymet takdirinin kesinleşmesi sonrasında, önce her bir taşınmaz hissesinin ayrı ayrı satışına dair 21.02.2022 tarihli satış kararının verildiği, alacaklı vekilinin taşınmaz hisselerinin ekonomik bütünlük oluşturması sebebiyle birlikte satılması yönündeki talebi kabul edilerek 22.02.2022 tarihli tensip zaptı ile 21.02.2022 tarihli satış kararının kaldırılmasına, dosyaya konu taşınmazın bütün halinde satışına karar verildiği, bunun üzerine 22.02.2022 tarihli satış kararının ve aynı tarihli satış ilanının hazırlandığı, bu ilanın taraflara tebliğ edildiği ve 25.02.2022 tarihli Analiz Gazetesinde yayınlandığı, davacının iddiasının aksine, iptal edilen ilk satış kararının e-satış portalı ve gazetede ilan edilmediği, ilanın yapıldığı ve kanunda aranan şartları taşıyan gazetenin ilgili sayfasının icra müdürlüğünce mahkememize gönderildiği, davacıların iddiasının aksine satış ilanının usule uygun olduğu ve tereddüt yaratacak her hangi bir ibare yer almadığı, ilgili dosyada sadece bir e-satış ilanı mevcut olduğu, bunun da davaya konu ihaleye ilişkin olduğunun görüldüğü, satış kararı, satış ilanı ve tebliğlerde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacılar tarafından İstanbul … 12.İcra Hukuk Mahkemesi’nde açılan kıymet takdirine itiraz davasında değer belirlendiği rapordaki emsallerin davaya konu taşınmaza uygun olduğu, davacıların rapora karşı itirazlarının yerinde olmadığı, bu rapor baz alınarak taşınmazın satışının yapılmasında da herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı anlaşılmıştır. Son olarak, ihalenin şeffaf ve yüksek katılımlı olarak cereyan ettiği, rekabet ortamının sağlıklı şekilde oluştuğu, ihalede mahkememizce re’sen gözetilmesi gereken başkaca bir kamu düzenine aykırı durumun da mevcut olmadığı anlaşılmış, ihalenin feshi talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Taşınmaz, muammen bedeli üzerinde satıldığından ve bu kapsamda zarar unsuru oluşmadığından, yerleşik Yargıtay kararları uyarınca davacı aleyhine para cezasına hükmolunmamasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili ; talimat icra dairesince re’sen usul ve yasaya aykırı bir şekilde ikinci bir satış günü verildiğini, ihale alıcılarında tereddüt oluştuğunu, satış düşmüş iken ve yeni bir talimat gelmemiş iken yeniden satış kararı alınmasının mümkün olmadığını, ilanın gazetede yapılıp yapılmadığının gazete dosyada bulunmadığından tespit edemediklerini, kıymet takdir raporunun şeklen kesinleştiğini, kıymet takdirine itiraz davasında itirazlarının dikkate alınmadığını, taşınmazın 1/5’i fiyatına ve metrekaresi eksik şekilde satış gerçekleştirildiğini, taşınmazın gerçek değerinin yeniden belirlenmesi ve değerin yüksek çıkması halinde ihalenin feshi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra müdürlüğünce 23.03.2021 tarihli keşif ile taşınmazın değerinin 1.000.000,00 TL olarak belirlendiği, bu değere itiraz edildiği, İstanbul … 12. İHM’ce taşınmazın değerinin yeniden (1.072.500,00 TL) tespit edildiği, bu bedel üzerinden ihaleye çıkartıldığı ve alacaklıya da alacağına mahsuben satıldığı anlaşılmaktadır. Taşınmaz satış ilanı davacılar vekiline elektronik ortamda tebliğ edilmiştir. İcra dosyası incelendiğinde; esas icra müdürlüğünün 01.02.2022 tarihli talimatı üzerine talimat icra müdürlüğünce 22.02.2022 tarihinde satış günü verildiği ve düzenlenen tensip tutanağı doğrultusunda da taşınmazın açık artırma ilanının düzenlendiği, açık artırma tutanağının Analiz Gazetesinde ilan edildiği anlaşılmaktadır. Mahkeme davacının şikayetleri tek tek yargılamış, satış ilanının usulüne uygun hazırlandığını tespit ederek bu yöndeki şikayet ret edilmiştir. Dosyadaki tüm bilgi, belge ve gerekçe birlikte değerlendirildiğinde mahkemenin bu tespitinde herhangi bir hukuka aykırılıktan söz etmek mümkün değildir. Öte yandan taşınmazın muhammen bedelin çok üzerinde satıldığı açıktır. İİK’nın 134/8 maddesinde şikayet yolu ile ihalenin feshini isteyen ilgilinin kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ayrıca ispat etmeye mecburdur düzenlemesi yer olmaktadır. Somut olayda ihale konusu taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde satıldığı, davacıların İİK’nın 134/8 maddesi kapasında kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispatlayamadığı, dolayısı ile hukuki yararının bulunmadığı açık olduğundan davacıların istinaf başvurusunun HMK’nın 353 (1)-b/1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrarla mahkeme kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, usul ve yasaya aykırı yapılan ihalenin feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.İİK 134 üncü ve devamı madde hükümleri, 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’ nın 27. maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.