YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15398
KARAR NO : 2023/1152
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sungurlu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 11.07.2013 tarihli ve 2013/1040 Soruşturma, 2013/363 Esas, 2013/41 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
2. Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.09.2013 tarihli ve 2013/66 Esas, 2013/100 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca yargılanmak üzere son soruşturmanın açılmasına karar verilmiştir
3. Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.03.2014 tarihli ve 2013/132 Esas, 2014/87 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Sanık müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 12.11.2020 tarihli, 2020/1350 Esas ve 2020/1963 sayılı Kararı ile sanık hakkında Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.03.2014 tarihli ve 2013/132 Esas, 2014/87 sayılı Kararı ile verilen mahkumiyet hükmü “eylemin 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrasına uyduğu halde 257 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanması, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 20.12.2012 yerine 10.03.2011-11.12.2012 olarak yazılması, yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında 53 üncü maddenin beşinci fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi” nedenleriyle bozulmuştur.
5. Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde 10.06.2021 tarihli ve 2020/214 Esas, 2021/183 sayılı Karar ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 75 gün karşılığı 2.250 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanan sanık hakkında 53 üncü maddenin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1-Sanık temyiz sebebi olarak, suç tarihinden itibaren zamana aşımının dolduğunu, suçu işlemediğini, suçun hata sonucu oluştuğunu, tarafına ceza verilmeyi gerektiren bir sebep olmadığını, hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.
2-Katılan vekili, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrasına uyduğu gözetilmeden eksik ceza tayini nedeniyle kararı temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın vekaletname ile katılanın temsilcisi olduğu şirketin vekilliğini üstlendiği halde şirket aleyhine açılan tazminat davasında vekaletname sunmadığı ve mahkemece verilen kararı temyiz etmeyerek kesinleşmesine sebebiyet vermek suretiyle görevini kötüye kullandığı iddiasıyla hakkında kamu davası açılmıştır.
Mahkemece; katılan …’nin … Un Sanayi Ltd. Şti’nin yasal temsilcisi olduğu, şirketle ilgili hukuki işlerin takibi amacıyla sanık …’ya genel vekaletname verdiği, sanığın vekaletnameye istinaden Çorum İş Mahkemesinin 2010/699 esas sayılı tazminat davasında katılanın vekilliğini üstlendiği, davanın 11/12/2012 tarihli karar duruşmasında davacı … davasının kısmen kabulüne dair davacı vekili ile davalı vekili olan sanığın yüzüne karşı karar verildiği, sanığın söz konusu karar için temyiz yoluna başvurmadığı ve böylelikle kararın kesinleşmesine sebebiyet vererek katılanın mağduriyetine neden olduğu gerekçesiyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediğinden bahisle mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın atılı suçu işlemediği, hakkında beraat yerine mahkumiyet kararı verildiği nedenine dayanan temyiz isteğinin ve katılan vekilinin 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerektiği sebebine dayanan temyiz isteminin yapılan değerlendirmesinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 27.03.2014 tarihli ve 2013/132 Esas, 2014/87 Karar sayılı hükmün sadece sanık müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 12.11.2020 tarihli ve 2020/1350 Esas, 2020/1963 sayılı Kararı ile bozulduğu, aleyhe temyiz bulunmadığından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmamasının ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince verilen adli para cezasının taksitlendirilmesinin kazanılmış hak niteliğinde olduğunun anlaşılması karşısında; 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkı nazara alınıp 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasına göre hak yoksunluğu uygulanamayacağının ve hükmolunan adli para cezasının taksitlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.06.2021 tarihli ve 2020/214 Esas, 2021/183 sayılı Kararına yönelik katılan vekilinin ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereğince sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasının sekizinci paragrafının hüküm fıkrasından tamamen çıkartılması, hüküm fıkrasının dördüncü paragrafından sonra gelmek üzere “Verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sanıktan birbirini takip eden birer ay ara ile 24 eşit taksitte tahsiline,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.