YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/11265
KARAR NO : 2008/2661
KARAR TARİHİ : 10.03.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde borçlu olmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı tarafından aleyhine yürütülen icra takibi nedeniyle 3.187,95 YTL.nin kendisinden istendiğini ileri sürerek sözü edilen icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitini, haksız icra takibi yapan ve kötü niyetli olan davalıdan takip konusu alacağın %40’ı oranından … olmamak suretiyle takdir edilecek tazminatın tahsilini, davalı taraf cevap dilekçesinde davanın reddini ve alacağın %40’ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiş, mahkemece, davacının davasının reddine, davalı lehine %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; davanın, İcra İflas Yasasının 72. maddesi uyarınca açılmış menfi tespit davası olduğu anlaşılmaktadır. Davacı aleyhine icra takibine başlandıktan sonra bu davada davacının davasını ispat edemediği gibi davalının da aleyhine verilmiş bir ihtiyati tedbir kararı bulunmamaktadır. Menfi tespit davası, özelliği gereği takibin durmasına sebebiyet vermeyeceğinden davalının, bu davanın açılması nedeniyle uğramış olduğu bir zarardan da söz edilemez. O halde mahkemece, toplanan delillere ve edinilen kanaate göre salt davanın reddine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken ayrıca davalı yararına hükmedilen alacak miktarı üzerinden %40 oranında icra inkar tazminatı ödenmesine de karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.3.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.