YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13874
KARAR NO : 2023/265
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili ile davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı alacaklı vekili dava dilekçesinde; haciz mahallinde borçlu adına belge bulunduğunu, üçüncü kişi şirket ile borçlu şirketin danışıklı işlemler yaptığını ileri sürerek davanın kabulü ile üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı üçüncü kişi vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; haciz mahallinde borçlu adına belge bulunduğu, üçüncü kişi ile borçlu arasında organik bağ olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı alacaklı vekili, tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı üçüncü kişi vekili, üçüncü kişi ile borçlu arasında organik bağ bulunmadığını, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/1016 Esas 2021/778 karar sayılı kararı ile menfi tespit davası açıldığını, davanın sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, haciz mahallinde borçlunun aracının bulunması ve mahalde bulunan 2 kişinin bu araç ile kaçarak mahalden uzaklaşması, bilgisayarda borçlu şirket unvanıyla açılmış 4 adet dosyanın bulunması, yine mahalde borçlu adına mahkemeye sunulmak üzere düzenlenmiş dilekçenin bulunması, davalı 3. kişinin borcun doğumundan sonra kurulmuş olması, davalı 3. kişi ile davalı borçlu arasında var olduğu iddia edilen ticari ilişkinin davalı 3. kişinin defter ve belgelerinin tam olarak ibraz edilememiş olması nedeniyle ispat edilemediğini, davalı 3. kişi tarafından sunulan faturaların her zaman düzenlenmesi mümkün belgelerden olması karşısında alacaklının açtığı istihkak davasının kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, alacaklı lehine ve davacı 3. kişi aleyhine tazminata hükmedilmesine ilişkin yasal şartlar oluşmadığından, alacaklının lehine tazminat verilmesi istemine ilişkin istinaf sebebinin yerinde olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı alacaklı ve davalı üçüncü kişi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı alacaklı vekili, üçüncü kişinin haciz sırasında kötü niyetli olarak istihkak iddiasında bulunarak alacaklının alacağına ulaşmasına engel olduğundan lehlerine tazminata hükmedilmesi gerektiğini, tazminatın hangi koşullarının oluşmadığı konusunda değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek tazminata ilişkin olarak kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı üçüncü kişi vekili, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/1016 Esas 2021/778 karar sayılı kararı ile menfi tespit davasının kabulüne karar verildiğini, borçlunun borçlu olmadığının tespitine karar verildiğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, aksi düşünülse dahi borçlu ile üçüncü kişi arasında organik bağ olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, alacaklının İİK’nın 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 97 ve 99. maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Bölge Adliye Mahkemesi’nin 29.11.2022 tarihli ek kararı ile, davalı vekiline temyiz karar harcı, temyiz yoluna başvurma harcı ve posta masrafını tebliğ tarihinden itibaren bir haftalık kesin süre içinde yatırması, aksi halde temyiz talebinden vazgeçmiş sayılacağına dair çıkarılan muhtıranın, 16.04.2022 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak nisbi temyiz karar harcı yatırılmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş, ek kararın davalı vekiline usulüne uygun tebliğine rağmen ek kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmediği anlaşılmıştır.
3. Davacı alacaklının temyiz istemi tazminat istemine ilişkin olup, İİK’nın 99. maddesi uyarınca açılan davalar için tazminata ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediğinden, alacaklının İİK’nın 99. maddesine göre açtığı istihkak davasında tazminata hükmedilmemesi usul ve yasaya uygundur.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı alacaklı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz eden davacıdan tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.