Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/13289 E. 2023/598 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13289
KARAR NO : 2023/598
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kuşadası 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2014 tarihli ve 2013/467 Esas, 2014/309 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında,
a) Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca adlî para cezası seçenek yaptırımına çevrilmesine, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca neticeten 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 24 eşit taksitlendirmeye,
b) Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca adlî para cezası seçenek yaptırımına çevrilmesine, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca neticeten 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 12 eşit taksitlendirmeye karar verilmiştir.

2. Kuşadası 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2014 tarihli ve 2013/467 Esas, 2014/309 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 18.09.2017 tarihli ve 2016/13873 Esas, 2017/10967 Karar sayılı kararı ile
“a) Katılanın yaralanmasına ilişkin düzenlenen, … Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalının 09.10.2013 tarihli raporunda, katılanda meydana gelen yaralanmalardan hangisinin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği hususunda netlik bulunmadığından, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden yeniden rapor aldırılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Sanığın, katılan …’in, kendisine “çok aidat alıyorsunuz milletin hakkını yiyorsunuz, hırsızlık yapıyorsunuz” şeklinde hakaret ettiği iddiası kabul edilerek, katılan hakkında hakaret suçundan adli para cezasına hükmedilip, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi karşısında, sanık hakkında kasten yaralama ve tehdit suçundan kurulan hükümlerde, Türk Ceza Kanun’un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

c) 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3 üncü maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümlerde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde, verilen adli para cezalarının ödememesi durumunda hapse çevrileceklerine karar verilmesi,
d) Sanığın üzerine atılı, tehdit suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı anlaşılmakla; sanık ile katılan arasında 6763 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştıma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,”
nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Kuşadası 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2021 tarihli ve 2017/316 Esas, 2021/76 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında,
a) Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca adlî para cezası seçenek yaptırımına çevrilmesine, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca neticeten 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 24 eşit taksitlendirmeye,
b) Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca adlî para cezası seçenek yaptırımına çevrilmesine, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca neticeten 2.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 12 eşit taksitlendirmeye karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği;
1. Katılan hakkında aldırılan adli raporun yetersiz olduğuna,
2. Meşru savunma hükümlerinin uygulanmasına,
3. Sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,
4. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ve katılanın aynı sitenin sakinleri olup sanığın site yöneticisi olduğu, olay günü site yönetim kurulu toplantısının yapılmasının planlandığı ancak yeterli çoğunluk oluşmadığı için yapılamadığı, katılanın toplantıya katılmak üzere olay yerine geldiği, toplantının yapılmayacağını öğrenmesi üzerine site yönetimine yönelik eleştirilerde bulunmaya başladığı, olay yerinde bulunan sanığa yönelik ”Çok aidat alıyorsunuz, milletin hakkını yiyorsunuz, hırsızlık yapıyorsunuz” şeklinde sözler söylemesi üzerine sanığın, katılanı “Seni öldürürüm” diyerek tehdit ettiği, tartışmanın kavgaya dönüştüğü ve sanığın eli ile vurmak sureti ile katılanı yaraladığı anlaşılmıştır.

2. Sanık aşamalarda suçlamayı kabul etmemiştir.

3. Katılan beyanı ile uyumlu tanık …..,’nin beyanı ile temyiz dışı sanık …’in beyanları uyumludur.

4. Sanığın eylemi neticesi oluşan katılanın yaralanmasına ilişkin;
a) Kuşadası Devlet Hastanesi’nce düzenlenen 21.03.2017 tarihli;
“Sağ kulak ağrısı, orta kulak zarı ödemli, sağ kulakta kızarıklık, diğer sistem bulguları doğaldır, hayati tehlikesi olmayıp detaylı muayenesi KBB hekimince verilmesi uygundur”

b) … Menderes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalınca düzenlenen 09.10.2013 tarihli;
“21.07.2013 tarihinde sağ kulağından yumruk ile darp edildiği, duymasının azaldığını ifade ettiği, sağ dış kulak muayenesinin normal olduğu, sağ kulak sayvanı arkasında gözlük kullanımına bağlı olduğu düşünülen egzema olduğu, sağ diz üzerinde 2×1 ve 2×1 cm.lik iki adet üzeri kurutlu yara olduğu, yaranın darp sırasında düşme sonucu olduğunu ifade ettiği, sol el 3.parmakta hassasiyet olduğu, olay sırasında düşme sonucu olduğunu ifade ettiği, psikiyatri konsültasyon muayenesinde, yapılan psikiyatrki muayene ve testleri değerlendirildiğinde, travma sonrası stres bozukluğu olduğu ve ruh sağlığının bozulduğu, KBB konsültasyon muayenesinde, otoskopi orofarenks anterior rinoskopi baş boyun muayenelerinin olağan olduğu, odyo sonucu ile değerlendirildiğinde KBB açısından patoloji saptanmadığı,sonuç olarak 21/07/2013 tarihinde darp edilmesi sonucu ortaya çıkan bulgularının basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu”

c) … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 21.10.2019 tarihli;
” Kişide uğradığı iddia olunan darp olayına bağlı travma sonrası stres bozukluğu saptandığı ve bu nedenle basit bir tıbbi müdahale ile GİDERİLEMEYECEK nitelikte olduğu,”
Görüşlerini içerir adli raporlar dava dosyasında mevcuttur.

5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Eksik İncelemeye Yönelen Temyiz Yönünden
Hukuki Süreç başlığının (2) numaralı paragrafında ayrıntılarına yer verilen bozma ilamı doğrultusunda katılanın yaralanmasına ilişkin kati raporun Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden aldırılmasına yönünde Mahkemece karar verilmiş ise de katılanın muayeneye çağrılmasına rağmen gitmemesi üzerine katılanın yaralanmasına ilişkin kati raporun ayrıntılarına Olgular ve Olaylar başlığının (4-c) paragrafında yer verilen Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünden alındığı, söz konusu raporun hüküm kurmaya elverişli nitelikte olup bozma ilamında talep edilen hususları içerdiği anlaşılmış, bu hususta bir eksiklik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Meşru Savunmaya Yönelen Temyiz Yönünden
Taraflar arasında katılandan kaynaklanan ilk haksız hareketle başlayan sözlü tartışma sırasında, sanığın, katılana eli ile vurmak şeklinde gerçekleşen eyleminde, 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin birinci fıkrasında meşru savunma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Beraatine Yönelen Temyiz Yönünden
Oluş, iddia, dava dosyasının kapsamı ve kabule göre sanık aşamalarda suçlamaları kabul etmemiş ise de, katılanın aşamalarda tespit olunan beyanı ve bu beyanla uyumlu tanık A.F.Y’nin anlatımları ile katılan hakkında tanzim olunan adlî muayene raporu karşısında sanığın eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Vesaire Yönelen Temyiz Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kuşadası 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2021 tarihli ve 2017/316 Esas, 2021/76 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz

sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.02.2023 tarihinde karar verildi.