YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/462
KARAR NO : 2009/1175
KARAR TARİHİ : 16.02.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde taşınmazdaki ortaklığın satış yoluyla giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, toplanan kanıtlara, özellikle belediye başkanlığı yazısı ve bilirkişi kurulu raporları içeriği ile Kat Mülkiyeti Yasasının 10. maddesinin son fıkrası hükmüne göre; üzerinde yapı bulunan dava konusu taşınmazdaki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak;
Satış yoluyla ortaklığın giderilmesi istenilen taşınmaz üzerinde yapı vb. gibi unsurlar Türk Medeni Kanununun 684. maddesi uyarınca arzın(arsanın) bütünleyici parçaları sayıldığından “bütünleyici parçası” sayıldığından ve arza malik olan onun bütünleyici parçalarına da malik olacağından bunlarında arzla birlikte satışına karar verilecektir. Ancak bunların bir kısım paydaşlara aidiyetine ilişkin tapuda şerh varsa; bu hususta tüm paydaşların anlaşıyorlarsa veya dosya içeriğinden bilgi ve belgeler ile bu husus belirlenebiliyorsa değerlere göre oran kurulması ve satış parasının bu oran esas alınarak dağıtılması gerekir. Bu oran kurulurken taşınmaz üzerindeki yapının ve bu yapıda yer alan bağımsız bölümlerden her birinin durumu, büyüklüğü (yüzölçümü) ve konumu gözetilerek herbir paydaşın yapıda ve dolayısı ile bağımsız bölümlerde payına düşen kısımların değerleri tespit edilmeli, ayrıca herbir paydaşın tapudaki payları doğrultusunda zeminin (arsanın) değeri bulunmalı, yapı ve zemin değerleri toplanarak taşınmazın üzerindeki bütünleyici parçayla birlikte ulaştığı toplam değer saptanmalı bulunan tüm değer yapı bedeline ve zemin (arsa) kıymetine ayrı ayrı oranlanarak yüzde itibariyle ne kadarının yapıya (bağımsız bölümlere) ne kadarının arza isabet ettiği belirlenmeli, herbir paydaşın zemin ve bağımsız bölümlerdeki pay oranları gösterilmelidir.
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 16.09.2007 günlü raporda; dava konusu anayapının bodrum katında 2 adet bağımsız bölüm, zemin katı ile 1,2,3,4 nolu normal katlarda 10 adet bağımsız bölüm bulunduğu ve davalılarca kullanıldığı, davacıların kullanımında bağımsız bölüm bulunmadığı açıklanmıştır. Davalıların savunmaları ve dosyaya sunulan 06.05.1992 … 32978 yevmiye nolu “Kat Karşılığı İnşaat ve Gayrimenkul Satış Vaadi Mukavelesi” doğrultusunda inceleme yapılarak dava konusu taşınmazın tapu kaydına göre zeminde pay sahibi olanların herbirinin arsa bedelinde; binanın müteahhit tarafından yapılıp satıldığı haline göre belirlenen bina bedelinde ve ayrıca toplam 12 daireyi müteahhitten satın aldıktan sonra yaptıkları değer artırıcı giderlerin bunu yapan ve daireleri fiilen kullanan paydaşlarının bu katkılarının belirlenen bedellerdeki yüzde oranları ve her üç husus gözönünde bulundurularak herbirinin toplam satış bedeli üzerindeki yüzde oranlarının belirlenmemiş olması doğru görülmemiştir.
Mahkemece yukarıda açıklanan şekilde anataşınmazın satış bedelinin paylaştırılmasında; tüm paydaşlara zemin bedeli ile binanın müteahhitçe yapılan hali için saptanan bedelinin tapudaki mülkiyet paylarının esas alındığı oranda daireler içerisinde yapılan değer artırıcı giderlerin, bu giderleri yapmış olan ve daireleri fiilen kullanan paydaşlara toplam satış bedeli üzerinden belirlenen oranda ödenmesine karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.