YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9730
KARAR NO : 2009/8285
KARAR TARİHİ : 12.10.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde ortak yer bahçede yapılan değişikliklerin projeye uygun eski hale getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde, davalının anataşınmazın ortak arka bahçesini yol ve özel bahçe olarak kullandığını, bu bahçenin belli bir kısmına masa ve sandalye koyarak el attığını belirterek bunun önlenmesini, 3 nolu bağımsız bölüme projeye aykırı olarak yapılan giriş merdiveninin kaldırılmasını istemiş, mahkemece davanın kabulüyle davalının, ortak bahçenin zeminine yassı taşlar koyarak yol yapmasının, ahşap parmaklılar ve ikinci ahşap kapı inşa etmesinin, bahçenin bu kısmına masa ile sandalye yerleştirmesinin ve bağımsız bölümün açık balkonuna bahçeden giriş çıkışı sağlayan madeni merdiven yapmasının Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden tümünün kaldırılmasına, bahçeye sandalye ve masa konulması suretiyle yapılan müdahalenin önlenmesine karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasasının 5711 Sayılı Yasa ile değişik 19. maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre kat maliklerinden biri tüm kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça anataşınmazın ortak yerlerinde inşaat, onarım, tesis ve değişiklikler yaptıramaz. Somut olayda dava konusu edilen ve mahkemece hüküm altına alınıp eski hale getirilmesine karar verilen bahçenin ortak yerlerden olduğunda kuşku ve çekişme yoktur. Ancak dosyaya konulan karar defteri incelendiğinde kat malikleri kurulunun 18.03.2007 günlü toplantısında davalının arka kapıyı kullanmasına, bahçede zarif eşyalar bulundurmasına, demir merdiveni muhafaza etmesine karar verildiği böylece 15.02.2007 günlü toplantıda yapılan değişikliklerin eski hale getirilmesi ile ilgili olarak alınan kararın değiştirildiği belirtilmiştir. Sözü edilen 18.03.2007 tarihli kararda kat maliklerinin beşte dördünün olumlu oylarının bulunduğu anlaşılmakta olup bu kat malikleri ayrıca ve açıkça toplantı dışında da yazılı muvafakatnameler vermişlerdir. Saptanan bu durum karşısında mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yolunda hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.