Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/6548 E. 2023/27 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6548
KARAR NO : 2023/27
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davalı vekilinin, yokluğunda verilen kararın 08.04.2019 tarihinde, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin ise; 26.04.2019 tarihinde tebliği üzerine 02.05.2019 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yoluyla temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 03.01.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının haksız olarak 25.04.2016-22.12.2016 tarihlerinde tutuklanması sebebiyle 50.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın 25.04.2016 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 06.04.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; tazminat koşullarının oluşmadığını, zararın belgelendirilmediğini, istenen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.06.2018 tarihli ve 2018/90 Esas, 2018/254 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 28.02.2019 tarihli ve 2018/4086 Esas, 2019/588 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.10.2021 tarihli 2019/60042 sayılı tebliğnamesi ile maddi tazminat miktarının fazla ve manevi tazminat miktarlarının eksik olduğundan bahisle kararın bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Davacı vekilinin temyiz sebepleri maddi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durum araştırılması sonucu tespit edilen miktar üzerinden hesaplanması gerektiğine dolayısıyla eksik olduğuna ve hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna ilişkindir.
2.Davalı vekilinin temyiz sebepleri hükmedilen tazminat miktarlarının fahiş olduğuna, davacının kendi kusurlu eylemi ile tutuklanmasına neden olduğuna ve tazminat isteme koşullarının oluşmadığına ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin dayanağı olan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.05.2017 tarih, 2016/195-2017/123 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 25.04.2016-22.12.2016 tarihleri arasında 241 gün tutuklu kalan davacının ekonomik ve sosyal gelir durumunu nazara alınarak 10.489,09 TL maddi, tutuklanmasına sebep olan olayın oluş tarzı, tutuklu kaldığı süre, maruz kaldığı elem ve ızdırap dikkate alınarak 10.000,00 TL manevi tazminatın 25.04.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.05.2017 tarih, 2016/195-2017/123 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 25.04.2016-22.12.2016 tarihleri arasında 241 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 22.05.2017 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu, süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
A.Davacı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak;
1.Gelirine yönelik belge sunmayan davacının maddi kaybının tutuklu kaldığı döneme ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplanmasında isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin, ekonomik ve sosyal durum araştırması neticesinde tespit edilen gelir miktarı üzerinden maddi tazminatın hesaplanması gerektiğine yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
B.Davalı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak;
1.Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan “10.248,44’’ TL yerine, hatalı bilirkişi raporuna itibarla bu miktarın üstünde kalacak şekilde “10.489,09’’ TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunduğundan davalı vekilinin tazminat miktarının yüksek olduğuna ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
3. Davacının tazminata esas ceza yargılaması sırasında suçlamaları inkar ettiğinin anlaşılması karşısında 5271 Sayılı Kanunun 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki koşullar oluşmadığından davacının kendi kusuruyla tutuklanmasına neden olduğuna yönelik davalı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
4. Davacının hangi suçtan tutuklu kaldığının tespiti amacıyla davacı hakkında düzenlenen tutuklama müzekkeresinin Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde aslının veya onaylı örneğinin dosya arasına alınması gerektiğinin ve tazminat talebinin dayanağı olan tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihleri ceza infaz kurumundan sorularak infaz edilen tutukluluk süresinin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilerek tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek, eksik inceleme ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A-2) ve (B.1-4) paragraflarında açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 28.02.2019 tarihli ve 2018/4086 Esas, 2019/588 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2023 tarihinde karar verildi.