Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2007/8712 E. 2008/91 K. 21.01.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8712
KARAR NO : 2008/91
KARAR TARİHİ : 21.01.2008

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, ortak yerlere müdahalenin önlenmesi ve bağımsız bölümün mesken haline getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece ortak yere müdahalenin önlenmesi davası yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle hüküm kurulmasına yer olmadığına ve bağımsız bölümün mesken olarak kullanılması gerektiğinin tespitine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde, davalının mülkiyetinde bulunan 11 numaralı mesken nitelikli bağımsız bölümün Beyoğlu 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/151 Değişik iş sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde ortak yerlere tecavüzleri olduğu ve ayrıca işyeri olarak kullanıldığı ileri sürülerek ortak yerlere müdahalenin önlenmesi ve bağımsız bölümün mesken haline getirilmesi, kiracının tahliyesi talep edilmiştir.
Mahkemece davalının kapı açmak ve pencere büyütmek yolu ile projeye aykırı olarak ortak yerlere el atma eyleminin davalı tarafından eski hale getirilmesi nedeniyle dava konusuz kaldığından bu yönde hüküm kurulmasına yer olmadığına ve bağımsız bölümün mesken olarak kullanılması gerektiğinin tespitine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesinin ikinci fıkrasında kat maliklerinden birinin anataşınmazın ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesis yapması diğer kat maliklerinin rızasının bulunması koşuluna bağlanmış, kendi bağımsız bölümlerinde ise ana yapıya zarar vermemek kaydı ile diğer kat maliklerinin rızasına gerek olmadan onarım, tesis ve değişiklik yapması mümkün kılınmıştır.
Aynı Yasanın 24. maddesinin birinci fıkrasında, anataşınmazın kütükte mesken, iş veya ticaret yeri olarak gösterilen bağımsız bölümünde hastane, dispanser, klinik, poliklinik, ecza laboratuvarı gibi müesseselerin kurulması kesin şekilde yasaklanmış, ikinci fıkrada ise tapuda mesken olarak gösterilen bağımsız bölümde başkaca işyeri açılabilmesi için buna kat malikleri kurulunca oybirliğiyle karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
Dosyada toplanan bilgi ve belgelere göre; özellikle Beyoğlu 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin Değişik-iş 2005/151 sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda, anataşınmaza ait onaylı mimari projenin dosyaya getirtilmediği ve proje uygulanmadan inceleme yapıldığı, bu nedenle dava konusu projeye aykırılıkların mevcut olup olmadığı ve projeye aykırı olarak ortak yere müdahaleler varsa bunların neler olduğunun tam olarak tespit edilemediği, ayrıca yargılama sırasında yerinde yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen inşaat bilirkişisinin 14.8.2006 tarihli raporuna göre davaya konu 11 nolu bağımsız bölümün kapalı olması nedeniyle işyeri veya mesken olarak kullanılıp kullanılmadığının belirlenemediği ve projeye aykırılıklar yönünden de yine onaylı mimari projenin getirtilip uygulandığı yönünde tam bir açıklık olmadığı halde davalının kapı açmak ve pencere büyütmek suretiyle ortak yerlere el atmasının eski hale getirildiğinin belirtildiği ve mahkemece de bu yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, anataşınmaza ait onaylı mimari proje getirtilerek yeniden yerinde uzman bilirkişiler aracılığıyla bu proje uygulanmak suretiyle davaya konu projeye aykırılıkların mevcut olup olmadığı veya yargılama sırasında bunların eski hale (projeye uygun) getirtilip getirtilmediği, dava konusu bağımsız bölümün işyeri olarak kullanılıp kullanılmadığı, işyeri olarak kullanılıyorsa işyerinin niteliği açıkça saptanarak yukarıda açıklandığı şekilde Kat Mülkiyeti Yasasının 19. ve 24. maddeleri kapsamında değerlendirme yapılarak oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporları esas alınarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
2- Yargılama giderleri konusunda (tespit giderleri vs. dahil) bir karar verilmemiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.01.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.