Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/1286 E. 2022/13553 K. 01.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1286
KARAR NO : 2022/13553
KARAR TARİHİ : 01.11.2022

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 01/11/2022 Salı günü davacı vekili Av. … geldi, davalı adına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı dinlendikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü.
K A R A R
İstanbul 9.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/309 Esas sayılı dosyasında, davacı vekili borçlular … ve … hakkında yaptıkları takibin semeresiz kaldığını, borçluların adlarına kayıtlı taşınmazları diğer üçüncü kişilere ipotek verdiğini belirterek, bu tasarrufların iptaline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında davacı vekili diğer üçüncü kişiler ve borçlular ile anlaştıklarını bu nedenle davayı takip etmeyeceklerin belirtmiş, davalı … Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin, davayı takip etmek istediğini belirtmesi üzerine, bu davalı üçüncü kişi yönünden dava tefrik edilerek mahkemenin 2018/79 Esasına kaydedilmiş, diğer davalılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek, bu karar kesinleşmiştir.
Davalı … vekili, müvekkili ile borçlular arasındaki ticari ilişkinin 2011 yılına dayandığını, ipoteğin muvazaalı olmadığını belirterek, haksız açılan davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, davacının, dava dışı … Gıda firmasından olan 386,893,14 TL tutarındaki dava konusu alacağının doğduğu tarihin 18/06/2015, davalı şirketin dava dışı borçlu … Gıda firmasıyla arasındaki ticari ilişkiden doğan cari hesap alacağı sebebiyle ipoteklerin konduğu tarihlerin 08/10/2015 ve 12/10/2015 olduğu dikkate alındığında, dava konusu ipoteklerin, davacının alacağının doğumundan sonra tesis edildiği, davacının borçlulardan alacaklı olduğu, bu alacağının kesinleştiği fakat borçluların borcu ödeyebilecek mali gücünün bulunmadığı gibi, yapılan hacizlerde de borçluların aciz halinde olduğu, bu durumda tasarrufun iptali davası koşullarının oluştuğu Mahkemece benimsendiği, davacının … Gıda A.Ş’den alacağının tahsiline yönelik, tanzim edilen bonoya aval veren … ve Bünyamin …’ün maliki bulunduğu taşınmazlar üzerinde davalı … San. ve Tic. A.Ş (… Gıda San. ve Tic. A.Ş) lehine ipotek tesis ettiği ve işbu tesis edilen ipoteklerin İİK’nun 278, 279, 280 ve 281. maddeleri gereğince, davacı alacağı yönünden tasarrufun iptali koşulları oluştuğu, dava konusu borcun dava devam ederken 3.şahıs tarafından ödenmesi (… Otomotiv Ltd. Şti.) sebebiyle davalı … San. ve Tic. A.Ş (… Gıda San. ve Tic. A.Ş) yönünden konusu kalmayan davanın esası hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, yargılama giderinin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı şirket ile borçluların ortak oldukları … şirketi arasında 10/03/2011 tarihli Özel Müşteri Satış ve Dağıtım sözleşmesi bulunduğu, sözleşmenin teminat ile ilgili kısmında satın alınacak ürün bedelleri, cezai şart vs konusunda teminat amacıyla kambiyo senetleri dışında banka teminat mektubu gibi teminatların hüküm altına alındığı, aralarındaki iş hacminin oldukça yüksek olduğu, dosyaya örneği sunulan ipotek sözleşmesi ile dava konusu taşınmazlar üzerine 1. dereceden (üst sınır) ipotek konulduğu, ana sözleşme kapsamında sözleşmeyi imzalayan borçluların teminat verme yükümünü kabul ettikleri dolayısı ile taşınmazlara ipotek konulmasının da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği, davalı alacağının, borçlu … … Şirketine gönderilen 30/11/2015 tarihli ihtarnameye göre 27/11/2015 tarihi itibari ile 10.892.402,82 TL olduğu bu durumda ipotek bedelinden daha fazla olduğu anlaşıldığından İİK 279/1 maddesinin somut olaya uygulanması koşullarının bulunmaması nedeniyle davanın reddi gerektiği ve bu durumda da davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden HMK’nın 331. maddesi gereğince davada ki haklılık durumuna göre davalı lehine yargılama gideri ve nispi vekalet ücretine karar verilmesi gerektiği halde davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmolunmasının doğru olmadığı, kabule göre de davanın niteliği itibari ile nispi vekalet ücretine hükmedilecek yerde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf itirazı da yerinde olduğu gerekçesi ile HMK’nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen karara yönelik olarak davacı ve davalı vekillerince yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön bulunmamasına, gerekçeli kararın hüküm kısmındaki ifadenin maddi hata olup her zaman düzeltilmesinin mümkün olmasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemininin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk derece mahkemesine, Dairemiz karar örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesine gönderilmesine duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda dökümü yazılı 21,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 01/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.