YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5056
KARAR NO : 2022/8956
KARAR TARİHİ : 13.12.2022
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29.12.2017 tarih ve 2016/780 E. – 2017/864 K. sayılı kararın davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nce verilen 26.04.2021 tarih ve 2018/1732 E. – 2021/672 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı Baytek İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından keşide edilen, dava dışı NUR-SOY İnşaat Uluslararası Nak. San. ve Tic. A.Ş. tarafından davacıya ciro edilen, 20.08.2012 tarihli çekin, muhatap bankaya ibraz edildiğini, karşılığının olmaması nedeniyle karşılıksız şerhi düşüldüğünü, çekin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, takip borçluların imza itirazında bulunulduğunu, yapılan yargılama sonucunda dava dışı Baytek İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. adına çeki keşide eden …’ın, imzaya yetkili olmadığı gerekçesiyle Baytek İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin imza itirazının kabul edildiğini ve kararın kesinleştiğini, TTK’nın 678. maddesi gereğince temsile yetkisi olmadığı halde, temsilci sıfatı ile çeki imzalayan davalının şahsi sorumluluğu nedeniyle davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, NUR-SOY İnşaat Uluslararası Nak. San. ve Tic. A.Ş. ile Baytek İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti tarafından kendisine çek keşide etmek ve çek almak yetkileri tanındığını belirterek, davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalının ibraz ettiği vekaletnameden davacının dava dışı Baytek İnş. San ve Tic. Ltd. Şti. adına çek keşide etmek konusunda yetki verildiği, Ankara 16. İcra Mahkemesinin 10.12.2013 tarih ve 2012/1127-949 sayılı kararının imzaya itiraza ilişkin olduğu, şirketlerin imzaların yetkilileri tarafından atılmadığı iddiasıyla imzaya itiraz ettikleri, yapılan inceleme sonunda şirket temsilcisine ait olmadığı, …’a ait olduğu, Baytek firması yönünden itirazın kabulüne karar verilmişse de, bu hükmün takip hukuku açısından imzanın kime ait olduğuna ilişkin olarak tarafları bağlayacağı, maddi hukuk açısından kesin hüküm oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmamasına ve özellikle davalının takibe konu çeki dava dışı Baytek İnş. San. ve Tic. Şti.’yi vekil sıfatı ile temsile yetkili olarak imzalamış olması bakımından TTK’nın 678. madde uyarınca sorumluluğundan söz edilemeyeceği gerekçesi davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, davalının, davacının icra takibinde haksız ve kötüniyetli olduğunu ispatlayamamasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve katılma yoluyla davalı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 13.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.