YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2785
KARAR NO : 2023/9039
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığının 22.11.2013 tarihli 2013/5137 soruşturma sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. Iğdır Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.10.2014 tarihli ve 2013/297 Esas, 2014/163 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmolunan netice cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası gereği sanık hakkında 2 yıl 9 ay 10 gün denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
3. Iğdır Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.10.2014 tarihli ve 2013/297 Esas, 2014/163 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 18.04.2018 tarihli ve 2015/7329 Esas, 2018/3028 Karar sayılı ilâmıyla;
”..Sanık 18 yaşını doldurmadığı halde, 5271 sayılı CMK’nun 185. maddesine aykırı olarak, 08/04/2014 ve 30/10/2014 tarihli oturumların kapalı yerine açık yapılması ve hükmün de kapalı yerine açık oturumda tefhim edilmesi telafisi mümkün olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun
takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) 15/05/2014 ve 30/10/2014 tarihli oturum tutanaklarının üye hakimler tarafından imzalanmaması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 219/1. maddesine aykırı davranılması,
2-) Oluş ve dosya içeriğine göre; mağdurdan içinde et olan poşeti isteyen sanığın daha fazlasını alma yönünde bir davranış sergilemediğinin anlaşılması karşısında; yağma suçunda değer azlığı nedeniyle indirimi düzenleyen TCK’nun 150/2. maddesinin uygulanma koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-) 5237 sayılı TCK’nın 31/2. maddesinin, 168. maddesinden sonra uygulanması suretiyle aynı Yasanın 61/5. maddesine aykırı davranılması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Iğdır 1. Ağır. Ceza Mahkemesinin, 26.09.2018 tarihli ve 2018/57 Esas, 2018/123 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 150 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 inci maddesi uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karar 04.10.2018 tarihinde kesinleşmiştir.
5. Sanığın tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğine ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca tabi tutulduğu 3 yıllık denetim süresi içinde 20.09.2020 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan kasten yaralama suçunu işlediğine ilişkin Iğdır 4. Asliye Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2021 tarihli ve 2021/785 Esas, 2021/1015 Karar sayılı kararı ile neticeten kasten yaralama suçundan 1.120,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine karar verilerek bu kararın, 16.12.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenip ihbarı üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca Iğdır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2022/18 Esas, 2022/62 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 150 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 inci maddesi uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasınakarar verilerek hüküm açıklanmıştır.
6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.04.2022 tarihli ve 2022/54815 numaralı Tebliğname ile onama görüşlü dosya dairemize tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlemediği, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin göz ardı edildiği,
2. Suçun manevi unsurlarının oluşmadığına,
3. Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
4. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde gündüz vakti mağdur … ve …’ın, mağdur …’in elinde et poşetiyle Iğdır İli …k Caddesi üzerinde yürüdükleri esnada suça sürüklenen çocuk …’nın önlerini kestiği, mağdur …’e hitaben elindeki poşette ne olduğunu sorduğu, mağdur …’in poşette et olduğunu söylemesi üzerine elinde bulunan ve silahtan sayılan muşta ile mağduru tehdit ederek mağdurun elinde bulunan içinde et olan poşeti aldığı, böylelikle suça sürüklenen çocuk …’nin mağdur …’e yönelik “Silahla Yağma” suçunu işlediği vicdani kanaatine varılarak cezalandırılması yoluna gidildiği anlaşılmıştır.
2. Suça sürüklenen çocuğun, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır.
3. Dosya arasında 21.10.2013 tarihli teşhis tutanakları dosyada mevcuttur.
4. Temyiz dışı sanıkların suça sürüklenen çocuğun elinde muşta olduğu ve et poşetini zorla alıp kaçtığına dair beyanlarda bulundukları anlaşılmıştır.
5. Tanık K.V’nın katılanı destekler mahiyette beyanı dosya arasında mevcuttur.
6. Mağdurun babası …’in beyanından zararın kovuşturma aşamasında giderildiği anlaşılmıştır.
7. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Suça Sürüklenen Çocuğun Atılı Suçu İşlemediği ve Suçun Manevi Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
(3+4-5) numaralı mağdur beyanı, suça sürüklenen çocuk savunması, Olay ve Olgular kısmında yer verilen delillerle ile Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmları karşısında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin sabit olduğu ve suçun manevi unsurlarının oluştuğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Lehe Hükümler Yönünden
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, hükmedilen netice ceza miktarının 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme sonuç ceza miktarı sebebiyle uygulanmadığı, yine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmasının da daha önce denendiği ancak sanığın bu denetime uymadığı anlaşılmakla, mahkemece hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Ancak
Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmeden önceki 30.10.2014 tarihli ilk hükümde nitelikli yağma suçundan verilen 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasının ertelendiği, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 18.04.2018 tarihli ve 2015/7329 Esas, 2018/3028 Karar sayılı bozma ilamından sonra nitelikli yağma suçundan kurulan hüküm ertelenmeksizin, hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince ”hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet Savcısı veya 291 inci maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz.” şeklindeki düzenleme uyarınca kazanılmış hakkın sonuç ceza miktarı yönünden oluşacağı somut olayda bozmadan önce verilen ve sadece suça sürüklenen çocuk müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından lehe olarak temyiz edilen 30.10.2014 tarihli kararda suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi nedeniyle erteleme yönünden de kazanılmış hakkın oluştuğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (C) numaralı paragrafında açıklanan nedenle Iğdır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2022/18 Esas, 2022/62 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı sayılı Kanun’un 322 nci maddesi gereğince hüküm fıkrasına ”26.01.2007 tarihli mahkumiyet kararının suça sürüklenen çocuk müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından lehe olarak temyiz edilmesi ve aleyhe temyiz bulunmadığından 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gözetilerek ” suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan tayin edilen cezanın 5237 sayılı TCK’nın 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine, 51/3. maddesi gereğince 1 yıl 4 ay 20 gün denetim süresi belirlenmesine” cümlesi eklenmek suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
02.03.2023 tarihinde karar verildi.