YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7273
KARAR NO : 2023/9046
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/8916 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacı ile birden fazla kişi ile tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 150 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle, 106 ncı maddenin ikinci fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesi, 53 üncü maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.04.2013 tarihli ve 2012/325 Esas, 2013/256 Karar sayılı kararıyla sanık … hakkında katılan … ve mağdur …’a yönelik tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.04.2013 tarihli ve 2012/325 Esas, 2013/256 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23.05.2019 tarihli ve 2019/963 Esas, 2019/3283 Karar sayılı kararı ile;
“Sanıklar hakkında açılan kamu davasında ve Mahkemenin kabulünde, alacağını tahsil amacıyla yakınanları tehdit ettiklerinin belirtilmesi karşısında; davaya bakma, delilleri değerlendirme ve takdir etme yetkisinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı biçimde yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
4. … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2019 tarihli ve 2019/490 Esas, 2019/681 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında açılan davanın alacağını tahsil amacıyla tehdit suçu kapsamında olduğu gerekçesi ile 5271 sayılı Kanun’un 3, 4 ve 5 inci maddeleri uyarınca mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın … Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.02.2020 tarihli ve 2019/621 Esas, 2020/75 Karar sayılı kararıyla sanık … hakkında katılan … ve mağdur …’a yönelik tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
6. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.02.2020 tarihli ve 2019/621 Esas, 2020/75 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 07.12.2021 tarihli ve 2021/8845 Esas, 2021/18886 Karar sayılı kararı ile;
“Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara gerekçeye ve hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve
nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 150/1. maddesinin uygulanabilmesi için kişinin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla hareket etmiş olmasının gerektiği ancak olayımızda sanık …’in katılan ve müşteki ile aralarında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığı gibi hukuki ilişkiye dayalı bir alacağının da olmadığının, sanık …’ın alacağını tahsil etmek için söz konusu eylemi gerçekleştirdikleri sanık savunmaları ve müşteki ve katılanın aşamalarda değişmeyen beyanlarından anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeden, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, koşulları oluşmadığı halde yazılı şekilde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla tehdit suçundan hüküm kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
7. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.02.2022 tarihli ve 2022/7 Esas, 2022/51 Karar sayılı kararıyla sanığın eyleminin nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 35 inci maddesi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Yağma suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı,
2. Sanığın beraat etmesi gerektiği
3. Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
4. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’ın diğer sanık …’dan aldığı borcuna karşılık altında katılanın ve mağdurun imzası olan senet verdiği, olay günü katılan ve mağdurun çalıştıkları yere sanık … ve …’ın gittiği, …’ın alacağını istedikleri, borcu ödeyemeyeceklerini öğrenmeleri üzerine, “parayı vermezsen seni öldürürüz, eşini kaçırırız.” şeklinde tehdit ettikleri, kolluk görevlilerinin olay yerine gelmesiyle yakalandıkları anlaşılmıştır.
2. Katılan ve mağdurun aşamalarda değişmeyen, tutarlı iddia ve beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Kolluk tarafından düzenlenen, sanığın olay yerinde yakalandığına ilişkin 25.02.2012 tarihli yakalama tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
4. Sanığın tevil yollu ikrarda bulunduğu görülmüştür.
5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) ve (6) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmlarına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
6. Sanığa ait adli sicil kaydı ve tekerrüre esas alınan … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/180 Esas, 2006/335 Karar sayılı kararı dava dosyasında bulunduğu tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Yağma Suçunun Maddi ve Manevi Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede;
Katılan ve mağdurun alınan beyan ve iddialarına göre, sanık …’nin yanında diğer sanık … ile katılana “seni öldürürüz, karını kaçırırız” şeklinde tehditte bulunarak sanık …’ın alacağını istedikleri, alamadan kolluk tarafından yakalandıkları, katılan ve mağdurun tutarlı beyanları, sanığın tevilli ikrarı, iddiaları destekleyen Olay ve Olgular başlığı altında (3) numaralı bentte bilgilerine yer verilen tutanak dikkate alındığında sanık …’nin yanında alacaklı olan diğer sanık … ile birlikte tehdit ederek katılandan diğer sanık …’ın alacağını istemesi şeklinde gerçekleşen eylemde; nitelikli yağma eyleminin unsurlarının oluştuğu belirlendiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanığın Beraat Etmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede;
Kolluğun düzenlediği 25.02.2012 tarihli tutanak, katılan ve mağdurun değişmeyen, tutarlı beyanları, sanığın tevilli ikrarı, Olay ve Olgular bölümünün 5 numaralı bendinde belirtilen Yargıtay İlamları, toplanan tüm delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, suçun kesin delillerle sanık tarafından işlendiğinin saptandığı, eksik veya araştırılacak bir delil kalmadığından, sanık müdafiinin temyiz sebebine yönelik hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanık Lehine Hükümlerin Uygulanmadığına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden Yapılan İncelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, sanık hakkında hükmedilen netice ceza miktarının 2 yıl 1 ay hapis cezası olduğu, diğer lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca, sanığın suç tarihindeki yaşı da gözetilerek erteleme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Ancak;
1. Alacağın tarafı olmayan sanığın kastının hakkında karar kesinleşen diğer sanığın sadece senet alacağını almaya yönelik katılan ve mağduru tehdit ettiği anlaşıldığından, özgüleme nedeniyle tek bir yağma suçundan hüküm kurulması gerektiği halde 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabule göre de, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre, birinci ve ikinci fıkra hükümlerinin yağma suçunda uygulanamayacağı düşünülmeden sanık hakkında yağma suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün D paragrafında açıklanan nedenle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2022 tarihli ve 2022/7 Esas, 2022/51 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
02.03.2023 tarihinde karar verildi.