Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2009/4428 E. 2009/6494 K. 15.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4428
KARAR NO : 2009/6494
KARAR TARİHİ : 15.06.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve irtifak hakkının idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporu hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Kamulaştırılan taşınmazın kapama zeytinlik niteliğinde olduğu tapu kaydı, kıymet takdir komisyonu raporu ve bilirkişi kurulu raporundan anlaşılmaktadır. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında, kapama zeytinlik değerlendirmesinin, zeytinliğin cinsine göre dekar başına elde edilebilecek verim esas alınmak suretiyle net gelire göre bilimsel yöntemle yapılması aranmaktadır. Bu bağlamda, kamulaştırılan taşınmaz üzerindeki zeytinliğin, tarım müdürlüğü verilerine göre o yörede dekar başına ortalama verimi ( zeytin için bir yıl yok, bir yıl var yılı olduğu da gözetilerek) değerlendirilmesi gerekir. Bilirkişi kurulu raporunda zeminin açık tarım arazisi olarak değerlendirilmesi ve bu suretle belirlenen değere -yukarıda açıklanan bilimsel yönteme de aykırı olarak hesaplanan- ağaç değerlerinin eklenmesi ile kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi,
2-Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasa ile değişik 15.maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca değer tespitinde kamulaştırma belgelerinin mahkemeye verildiği günün esas tutulması ve bu bağlamda arazi niteliğindeki taşınmazın değerinin 2007 yılına ait resmi veriler kullanılarak tespit edilmesi gerekmekte iken, raporun düzenlendiği tarihte 2007 yılı verilerinin henüz oluşmadığı gerekçesiyle bir önceki yıla ait veriler üzerinden değerlendirme yapılması,
3-Kendisini vekil ile temsil ettirmiş olan davalı yararına da avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 15.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.