YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3422
KARAR NO : 2007/4961
KARAR TARİHİ : 06.12.2007
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Şehir Kadastrosu sırasında 36 ada 1, 39 ada 23, 24 ve 25 parsel sayılı 27655 metrekare, 37709 metrekare, 10837 metrekare ve 1001 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 36 ada 1 ve 39 ada 24 sayılı parseller tapu ve vergi kaydı nedeniyle … ve müşterekleri adına, 39 ada 23 parsel kadim mera olması nedeniyle … Belediyesi Tüzel Kişiliği adına, 39 ada 25 sayılı parsel tapu ve vergi kaydı nedeniyle … ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve …’in itirazları üzerine 12.10.1978 tarihli ek komisyon kararı ile …’in itirazının reddine, 25 sayılı parselin öncesi mera olduğundan tarla olarak … Belediyesi Tüzel Kişiliği adına ve 39 ada 24 sayılı parselin tapu kaydı miktar fazlasının 39 ada 54 sayılı parsel olarak Belediye Tüzel Kişiliği adına, 36 ada 1 numaralı parselin doğu kısmından 9190 metrekare kesilerek 1 sayılı parsel olarak … ve müşterekleri adına, 36 ada 11 parsel numarası verilen 1 sayılı parselin batı kısmı ile 39 ada 24 parselin …, … ve … adlarına tesciline, 39 ada 23 parselin mera olarak Belediye Tüzel Kişiliği adına tesciline, 39 ada 24, 36 ada 1 ve 11 parselin Asliye Hukuk Mahkemesinde meni müdahale davasına konu olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiştir. Davacılar … ve …’in davalı …, … ve … aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı, Belediye Tüzel Kişiliği ile Hazinenin de davalı olarak dahil edildiği meni müdahale davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli 39 ada 23 ve 25 parsel sayılı taşınmazların davalılar …, … ve … adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı …, davalı Hazine temsilcisi ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu parsellerin 39 ada 23 ve 25 parsel sayılı taşınmazlar olduğu ve davacıların buraları haksız yere ekip biçmeye çalıştıkları kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu parseller 39 ada 23 ve 25 sayılı parsellerle sınırlı değildir. Genel mahkemeden aktarılan davaların 39 ada 23 ve 25 sayılı parsellere ilişkin olduğu mahkemece belirtilmiş, ancak 12.10.1978 tarihli ek komisyon kararında da 36 ada 1, 11 ve 39 ada 24 sayılı parsellerin Asliye Hukuk Mahkemesinin 1975/1214 esas sayılı (Kadastro Mahkemesine aktarılan) dosyasında dava konusu olduğundan söz edilmiş ve 36 ada 11, 39 ada 24 parselin malikhaneleri davalı olduğundan açık bırakılmıştır. 39 ada 54 sayılı parsel ve 36 ada 11 parsel, 36 ada 1, 39 ada 24 parselden miktar fazlası olarak kesilerek oluşturulmuştur. Bu taşınmazlardan 36 ada 1, 39 ada 23, 25 ve 54 sayılı parsellerin tutanaklarının kesinleştirilmesi ve sicil oluşturulması öncesi davalı olduğundan hukuki sonuç doğurmaz ve kesinleştikleri de kabul edilemez. Hal böyle olunca genel mahkemeden aktarılan davalar ve ek komisyon kararı nazara alınarak davalı 36 ada 1, 11, 39 ada 23, 24, 25 ve 54 sayılı parsellerin tümü hakkında yargılama yapılmalı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 27.maddesine göre askı ilanları yaptırılmalı, 39 ada 23 ve 25 parsellerin dışındaki parsellerde tespit maliki olarak gösterilen kişilerin tümüde davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmalı, tarafların ibraz ettikleri ve edecekleri tüm deliller toplanmalı, mahallinde yeniden yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişilerle, aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler huzuru ile yeniden keşif yapılmalı, mera olarak tespit edilen taşınmazlar yönünden usulünce mera araştırması ve tümü yönünden zilyetlik, tasarruf durumu, tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının sınırları konusunda ayrıntılı bilgi alınarak tapu kayıtlarının kapsamları tereddüte yer verilmeyecek şekilde saptanmalı, tapuların hukuki değerini koruyup korumadığı üzerinde durulmalı, zirai bilirkişiden taşınmazların niteliği hususunda kapsamlı rapor alınmalı, teknik bilirkişiye keşif ve uygulamayı gösterir kroki ve rapor düzenlettirilmeli, zilyetliğe dayanan taraflar yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesindeki sınırlamalar yönünden gerekli araştırmalar yapılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 6.12.2007 gününde oy birliği ile karar verildi.