YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5342
KARAR NO : 2007/5112
KARAR TARİHİ : 11.12.2007
MAHKEMESİ : … İcra Mahkemesi
Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık …’in 2004 sayılı İİK’nun 337/1.maddesi gereğince 10 gün disiplin hapsi ile cezalandırılmasına dair, …İcra Mahkemesinin 06.04.2007 tarihli ve 2005/1132-2007/1013 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi,
Tebliğname ile,
1-Suçun işlendiği 18.04.2005 tarihi ile hükmün verildiği 06.04.2007 tarihi arasında zamanaşımı yönünden lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/6 ve 105/2.maddelerinde öngörülen 1 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolduğu cihetle, davanın düşürülmesi yerine, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulmasında,
2-01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337.maddesindeki yaptırım, disiplin hapsi olarak belirlenmiş ise de, aynı tarihte yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’la değişik 7.maddesi 1.fıkrasında, “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür.” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi nazara alındığında 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi 1.fıkrasındaki hükmün sanık lehine olduğu cihetle, sanık hakkında idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmemesinde isabet görülmemekle, kararın 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 15.10.2007 gün ve 52088 sayılı Kanun Yararına Bozma İstemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 21.11.2007 gün ve K.Y.B.2007/235009 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, borçlu sanığa isnat edilen mal beyanında bulunmamak eyleminin suç tarihi 18.04.2005 tarihi olduğu, yapılan yargılama sonunda 06.04.2007 gününde borçlu sanığının cezalandırılmasına karar verildiği, suç tarihinden hüküm tarihine kadar, lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/6. maddesinde öngörülen altı aylık asli zamanaşımı süresi dolmuştur. 29.3.1939 tarih 22/31 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu sürenin uzaması mümkün değildir. İtirazın bu yönden kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması gerektiğinden tebliğnamedeki diğer düşüncenin incelenmesinde hukuki yarar görülmemiştir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle, …İcra Mahkemesinin 06.04.2007 gün ve 2005/1132-2007/1013 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK’nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Sanık … hakkında açılan davanın 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 322/1. ve 765 sayılı TCK’nun 102/6. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA, hakkındaki cezanın çektirilmemesine, dosyanın mahalli mahkemesine iadesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.