Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/4770 E. 2007/5122 K. 13.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4770
KARAR NO : 2007/5122
KARAR TARİHİ : 13.12.2007

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle: “Müdahil taraf taşınmazlara zilyet olduğunu, tapuların hukuki değerini yitirdiğini ileri sürdüğüne göre 3402 sayılı Yasa’nın 13/B-c maddesinde düzenlenen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde durulması, gerektiğinde pay dökümünden anlayan uzman bilirkişiden rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parsellerin veraset ilamındaki hisseleri oranında … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, müdahil … ve davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Gerekçeli kararın 8.9.2005 tarihinde davacı …’e tebliğ edildiği, dosyaya sunulan 20.10.2006 hakim havale tarihli ve ortak imzalı dilekçe ile … yanında davacı … tarafından da kararın temyiz edildiği anlaşılmakla; davacı …’in temyizi yönünden Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 432/1.maddesindeki 15 günlük temyiz süresi geçtiğinden …’in temyiz isteminin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 432/4.maddesi ile Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 1.6.1990 tarih 1989/3-1990/4 sayılı kararı uyarınca süre yönünden REDDİNE;
2- Aynı zamanda … mirasçısı olan müdahil …’ın temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; dava konusu 961 ve 962 parsel sayılı taşınmazların … 1288 tarih 142 numaralı; 966, 967, 968, 982 ve 983 parsel sayılı taşınmazların … 1284 tarih 165 ve 167 numaralı tapu kayıtlarından tedavül gören kayıtların kapsamında kaldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dayanak tapu kayıtlarının hukuki değerini koruyup korumadıkları, taşınmazlara zilyet olduğu bildirilen … yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13/B-c maddesinde düzenlenen edinme koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır. … 1288 tarih 142 numaralı tapu kaydı “… oğlu … ve …” adlarına kayıtlı iken, tarlanın yarısı 5.2.1960 tarih 7 numaralı kayıtta …, tarlanın diğer yarısı 21.1.1969 tarih 25 numaralı kayıtta 1/3 payı … ve 2/3 payı … adına tedavül görmüştür. … 1284 tarih 165 numaralı tapu kaydında “nısıf tarla” niteliğiyle … mahlülünden … … adına kayıtlı iken nısıf tarlanın nısfı 19.12.1968 tarih 7 numaralı kayıtta …, nısıf tarlanın diğer nısfı da 21.1.1969 tarih 23 numaralı kayıtta 1/3 payı … ve 2/3 payı … adına tedavül görmüştür. … 1284 tarih 167 numaralı tapu kaydında “nısıf tarla” niteliğiyle … mahlülünden … adına kayıtlı iken 16.1.1969 tarih 13 numaralı kayıtta … adına tedavül görmüştür. Kararı temyiz eden …, doğrudan hissedar olarak 21.1.1969 tarih 25 numaralı … 1288 tarih 142 numaralı kaydın tedavül kaydında ve … mirasçısı olarak nısıf hisseye ilişkin 21.1.1969 tarih 23 numaralı …1284 tarih 165 numaralı kaydın tedavül kaydında hissedar bulunmaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgeler ile … Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.6.1956 tarih 1955/147 esas, 1956/42 karar sayılı veraset ilamına göre, … 1284 tarih 165 numaralı tapu kaydı maliki ile … 1288 tarih 142 numaralı tapu kaydı maliklerinden … oğlu …’in 1329 yılında bekar olarak öldüğü, … 1288 tarih 142 numaralı tapu kaydı maliklerinden ve … oğlu …’in mirasçısı … oğlu …’in 1330 yılında öldüğü, … oğlu … terekesi iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi iken 1956 yılında müşterek mülkiyete çevrildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla; … kızı … payının haricen satın alındığı 07.11.1949 tarihinde, … oğlu …’in kızı … terekesi de iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olacağından, … kızı … payının mirasçı olmayan üçüncü kişi durumundaki …’a satışı geçersiz olup hukuki sonuç doğurmaz. Yine dosyada bilgi ve belgelere, dinlenen bilirkişi ve tanık beyanları ile çekişmeli taşınmazlara uyan dayanak tapu kayıtlarına göre, daha sonra üstün haklarını kabul ederek çekişmeli taşınmazları kayden, kök tapu kayıtları maliklerinin mirasçılarından satın alan ve bu kayıtlara dayanan … ve …’un, çekişmeli taşınmazlar üzerinde kayden satın aldıkları tarihlerden önce sürdürdükleri zilyetliklerin 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13/B-c maddesinde düzenlenen edinme koşullarını oluşturur asli zilyetlik olmayıp feri zilyetlik olduğu ve dayanak tapu kayıtlarının hukuki değerlerini korudukları anlaşılmaktadır. …’ın ölüm tarihi ile tutanağın tespit tarihi dikkate alındığında, tapu kayıt maliki … payının da hukuki değerini kaybetmediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; dava konusu 961 ve 962 parsel sayılı taşınmazlara uyan 21.1.1969 tarih 25 sayılı tapu kaydındaki payının … adına, bakiye payların … mirasçıları adlarına; dava konusu 966, 967, 968, 982 ve 983 parsellere uyan 21.1.1969 tarih 23 sayılı tapu kaydındaki … payının mirasçıları adlarına, bakiye payların … mirasçıları adlarına tesciline karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet bulunmamaktadır. …’ın temyiz itirazlarının bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.12.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.