YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2174
KARAR NO : 2009/8520
KARAR TARİHİ : 17.12.2009
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı RCT Varlık vekili ile … terekesi tasfiye memurluğunun verdiği yetki nedeniyle hazine ve RCT Varlık AŞ vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı … ve …’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle haklarında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kendilerine ait taşınmazları davalı …’in annesi diğer davalı …’in kayınvalidesi olan davalı …’e sattıklarını, …’in ise satın aldığı taşınmazlardan ikisini davalılar Işık ve …’a sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalı …, taşınmazları çocuklarına yardım amacıyla bedelini ödeyerek satın aldığını, kötüniyetinin bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Davalıdan ….., ve …, davacının aciz belgesi ibraz etmediğini, tasarrufların alacağın doğumundan önce yapıldığını, satışın gerçek olduğunu, mal kaçırma amaçlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemişler, yargılama sırasında davalı borçlu …’ın ölmesi üzerine mirasçıları mirası reddettiklerini bildirmişlerdir.
Davalılar Işık ve …, taşınmazları bedelini ödeyerek satın aldıklarını ve dershane olarak kendilerinin kullandığını, borçluları daha önce tanımadıklarını, iyi niyetli olduklarını savunarak davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece dava konusu taşınmazlardan 216 Ada 42 sayılı parselin mahkeme kararı ile satışının yapılması nedeniyle bu parsel hakkındaki davanın reddine, 992 Ada 15 sayılı parsel üzerindeki 14 ve 15 nolu bağımsız bölümlere ilişkin davanın ise borçlu davalılar tarafından 3. kişi ……,’e yapılan satışların muvazaalı olması nedeniyle bu davalılar yönünden kabulüne, davalı …’in taşınmazları elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri olan 70.000.00 YTL.nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davacının alacağını geçmemek üzere bu davalılardan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı RCT Varlık Yönetim A.Ş. vekili ile … terekesi tasfiye memurluğunun verdiği yetki nedeniyle hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İKK 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İİK.nun 282. maddesi uyarınca iptal davalarının borçlu ve borçlu ile hukuki işlemde bulunan kişiler aleyhine açılması gerekir. Başka bir anlatımla borçlu ile 3. kişi arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Borçlu yargılama sırasında ölmüş ve en yakın mirasçıları mirası red etmişlerdir. Bu durumda terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi ve dava da taraf teşkilinin de sağlanması gerekir. İflas masası alacaklılarının bir davanın takibi hakkını herhangi bir alacaklıya İİK.nun 245. maddesi uyarınca devretmesi davada taraf olma yetkisinin de devri ve iflas idaresinin davadaki taraf olma zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. O halde mahkemece borçlu davalı … terekesi iflas idaresinin zorunlu hasım olarak davaya katılmasının sağlanarak taraf teşkilinin sağlanması ondan sonra davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Kabule göre de; dava bedele dönüşmesi halinde taşınmazı elden çıkaran davalı üçüncü kişi ile birlikte borçluları da tazminattan sorumlu tutacak şekilde hüküm kurulması ve ayrıca hükmedilen tazminat miktarına faiz yürütülmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 17.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.