Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2007/9654 E. 2008/1547 K. 18.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9654
KARAR NO : 2008/1547
KARAR TARİHİ : 18.02.2008

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde ortaklığın satış yoluyla giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, taşınmaz mal ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacılar, taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesini istemiş, davalılar 32 daireden oluşan yapının tüm dairelerinin sahipleri tarafından kullanıldığını, davacıların daire karşılığı olmadığını bildikleri halde pay satın aldıklarını savunmuşlardır.
Kat Mülkiyeti Yasasının 10.maddesinin son fıkrası hükmüne göre, kat mülkiyetine konu olmaya elverişli bir taşınmaz üzerindeki ortaklığın giderilmesi davasında, ortak maliklerden birinin paylaşmanın kat mülkiyeti kurulması yoluyla yapılmasını istemesi durumunda hakim, 12.maddedeki belgelere dayanılarak taşınmazın kat mülkiyetine çevrilmesine ve paylar denkleştirilmek suretiyle bağımsız bölümlerin ortaklara ayrı ayrı özgülenmesine karar vermelidir.
Bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmazın üzerinde 8 katlı 32 daireli, mimari projesi bulunmayan betonarme bir yapı mevcuttur. Dosyada bulunan tapu kayıt örneğine göre taşınmazın toplam 28 paydaşı bulunmaktadır. Paydaş ve bağımsız bölüm sayısı itibariyle her bir paydaşa en az bir bağımsız bölüm düştüğü ve yapının Kat Mülkiyeti Yasasının 50/2 maddesi hükmüne uygun nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında Kat Mülkiyeti Yasasının 10.maddesinin son fıkrası hükmünün uygulanıp uygulanamayacağı bakımından inceleme yapmak gerekirken, mahkemece bu konuda yeterli bir inceleme ve inandırıcı bir gerekçe içermeyen bilirkişi raporu esas alınarak “tapu kaydı ve imar durumu göz önüne alındığında hissedarların hisseleri oranında aynen taksimi kabil değildir” yolundaki görüşe dayanılarak taşınmazın satılması suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

Mahkemece, taşınmaz üzerindeki anayapının mimari projesi bulunmadığına göre bu yapının tekniğine ve imar mevzuatına aykırı olmadığının ve belediyece onay verilebileceğinin saptanması durumunda mevcut fiili durumuna uygun projenin hazırlattırılıp ilgili imar müdürlüğünün onayının ve yapı kullanma izin belgesinin alınması, ayrıca Kat Mülkiyeti Yasasının 12. maddesinde sayılan diğer belgelerin tamamlanması için kat mülkiyetine geçiş suretiyle ortaklığın giderilmesini isteyen davalı tarafa yetki ve yeterli süre verilmesi; bu hususlar eksiksiz yerine getirildiği takdirde taşınmazda kat mülkiyetine geçilmesi suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesi, bu koşulların gerçekleşmemesi durumunda ise ortaklığın satış yoluyla giderilmesine hükmedilmesi gerekir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.