Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/9835 E. 2009/8773 K. 22.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9835
KARAR NO : 2009/8773
KARAR TARİHİ : 22.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki Tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı … vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 02.06.2009 Salı günü davacı … ve davalı … tarafından gelen olmadı. Davalı … Vekili Av. … geldi.Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı … vekili dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle iade edilen dosya ikmal edildikten sonra tekrar gelmekle dosya incelendi gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesiyle, davalı borçlu …’in alacaklısından mal kaçırmak amacıyla Bağcılar, 3237 parsel, 12 nolu bağımsız bölümü, 3.12.2003 tarihinde davalı …’e sattığını belirterek, tasarrufun iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalı … borcunu ödemeye hazır olduğunu, takip konusu senedin 2003 yılı sonlarına doğru tanzim edildiğini belirtmiştir.
Davalı … vekili, aciz belgesi sunulmadığını, dava konusu taşınmazın 3.12.2003 tarihinde 25.000 USD bedelle alındığını ve borçlunun dava konusu taşınmazı mahkeme kararı ile boşalttığını takip konusu alacağın muvazaalı olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre dava konusu taşınmazın tapudaki satış bedeliyle gerçek değeri arasında misli fark olduğu, bu durumun borçlunun borcunu bertaraf etmek niyetiyle hareket ettiğini gösterdiği gerekçesiyle davanın kabulüne dava konusu İstanbul Bağcılar, 3237 parsel sayılı taşınmaz üzerinde kurulu 12 nolu, bağımsız bölüm ile ilgili olarak … tarafından …’e devredilen dairenin davacı tarafından satış suretiyle paraya çevrilmesine izin verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İİK 278/1-2 maddesi “mutad hediyeler müstesna olmak üzere, hacizden veya haczedilecek mal bulunmaması nedeniyle acizden yahut iflasın açılmasından haczin veya aciz vesikası verilmesinin sebebi olan yahut masaya kabul olunan alacaklardan en eskisinin tesis edilmiş olduğu tarihe kadar geriye doğru olan müddet için de yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruf batıldır. Ancak bu müddet haciz veya aciz yahut iflastan evvelki iki seneyi geçemez” şeklindeki 280/1 maddesi ise “malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebilir” hükmünü içermektedir.
Somut olayda borcun 10.2.2003 tarihinde doğduğu, tasarrufun 3.12.2003 tarihinde gerçekleştiği, haciz işleminin ise 3.1.2006 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda İİK 278/2 maddesi uyarınca tasarruf tarihinden haciz tarihine kadar iki yıllık yasal süre geçmiştir.
Davalı üçüncü kişinin kötüniyetli olduğu da ispatlanamamıştır.
Mahkemece açıklanan olgular gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabulü isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA, 625.00.-TL. Vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı …’e verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine 22.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.