Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2007/10450 E. 2008/940 K. 05.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10450
KARAR NO : 2008/940
KARAR TARİHİ : 05.02.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme sonucu alınan rapor hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde taşınmaz malın kamulaştırma (değerlendirme) tarihindeki mevki ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelire göre değerinin belirleneceği öngörülmektedir. Bu yöntemle taşınmazın değerinin saptanmasında münavebeye alınacak ürünler yönünden sulu yada kuru tarım arazisi niteliğinde olup olmaması önem taşır.
Bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda “taşınmazın üzerindeki yapıların yıkılması halinde sulanabilen bir arazi olarak değerlendirilebileceğinin” belirtilmesiyle yetinilmiş, taşınmazın fiilen sulanıp sulanmadığı, sulanıyor ise … akışı ile mi taşınmaza ulaştığı, dereden sulanıyorsa bu suyun taşınmazın tamamının sulanmasında her mevsim için yeterli olup olmadığı, ayrıca dereden sulanamadığı zamanlarda taşınmazın ne şekilde sulandığı, yapılan sulamanın başkasının taşınmazındaki bir kuyudan yapılıyor olması durumunda bu sulamanın daimi ve geçerli kabul edilebilmesi için kaynak üzerinde dava konusu taşınmaz lehine bir mükellefiyet kurulmuş olması gerektiğinden bu hususun varlığı ve suyun yeterliliği vb. gibi hususlar araştırılmadan, taşınmaz sulu tarla kabul edilip sulu tarım arazilerinde münavebeye alınabilecek ürünlere göre değerlendirme yapan rapora göre hüküm kurulması,

2-Tamamı 4690 m2 olup, 1147,13 m2’si kamulaştırılan taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan 3542,87 m2’lik kısmında yüzölçümü, geometrik durum ve konumu ile ülke genelindeki müstakil tarım arazilerinin ortalama büyüklüğü dikkate alındığında, tarımsal işletme bütünlüğü ve verimliliği etkilenmeyeceğinden herhangi bir değer kaybı olmayacağı dikkate alınmadan %10 oranında değer kaybına uğrayacağının kabulü ile buna göre hesaplama yapan bilirkişi raporuna dayanılarak fazla kamulaştırma bedeli hesaplanması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, taşınmazın sulu ya da kuru tarım arazisi niteliği açıkça ve denetime olanak verecek biçimde saptanmalı, bu konuda bilirkişi kurulundan ek rapor alınmalı ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 5.2.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.