Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/9083 E. 2022/8781 K. 07.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9083
KARAR NO : 2022/8781
KARAR TARİHİ : 07.12.2022

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.12.2010 tarih ve 2010/553 E. – 2010/763 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davacı şirket ile davalı arasında ticari mal alım satım nedeniyle alacaklı olduğunu, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından haksız şekilde itiraz edildiğiniileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, ayrıca hükmolunan meblağın %40’ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davalı kooperatif merkezinin Nevşehir ilinde bulunduğunu, bu nedenle öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini, ayrıca davacı şirket ile kooperatif arasında herhangi bir mal alışverişi olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında mal satımına ilişkin yazılı sözleşme bulunmaması, davalının sözleşmesel ilişkinin varlığını açıkça inkar etmesi ve davacı tarafından da bu aşamada sözleşme ilişkisinin kurulduğunun kanıtlanamadığı, bu durumda HUMK m.9/1. uyarınca davanın, davalı şirketin merkez adresinde görülmesi gerektiğinden, davalı yanın süresindeki yetki ilk itirazının kabulü ile dava dilekçesinin yetki yönünden reddi ile mahkemenin yetkisizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Nevşehir Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, yetkisizlik kararı verilmiştir.
Ancak davacı, ticari mal alım satımı nedeniyle alacaklı olduğunu ileri sürmüş, davalı ise aralarında herhangi bir hukuki ilişki bulunmaması nedeniyle fatura konusu mal alışverişinin olmadığını savunmuştur.
Bu durumda, eldeki verilerle taraflar arasında akdi ilişkinin mevcudiyetine dair kesin bir sonuca varılamayacağı gibi, akdi ilişkinin bulunmadığı tespitinde bulunmak da mümkün değildir. O halde, sözleşme ilişkisinin varlığı, ancak tarafların buna dair sunacakları delillerin toplanmasından sonra tespit edilebilecektir. Nitekim 6100 sayılı HMK’nın 116/1-a maddesine göre kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazının ilk itirazlardan olduğu, ilk itirazların ise bir ön sorun gibi incelenerek karara bağlanacağı HMK’nın 117/3 maddesinde düzenlendiği, mahkemenin bu süreçte nasıl bir yöntem takip edeceğinin ise HMK’nın 163-164. maddelerinde açıklandığı görülmektedir.
Tüm bu açıklanan nedenlerle, mahkemece davalının yetki itirazının anılan hükümler çerçevesinde incelenerek, taraflara yetki konusunda delillerini gösterme imkanı tanınarak, gösterildiği takdirde ise toplanarak, varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.