Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/8875 E. 2009/548 K. 10.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8875
KARAR NO : 2009/548
KARAR TARİHİ : 10.02.2009

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptali ve tescil ya da tazminat istemlerine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden SS. … San. Koop. vekili Avukat … … ile aleyhine temyiz istenilen … vekili Avukat … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, asıl davada, müvekkilinin davalı kooperatif ortağı olduğunu, ancak kooperatif yönetimince haksız olarak borcunun bulunduğu ve üyeliğine son verildiğinin bildirildiğini ileri sürerek, müvekkilinin kooperatife hiç bir aidat borcu bulunmadığının ve üyeliğinin devam ettiğinin tespitine karar verilmesini istemiş, birleşen davada ise müvekkiline ait üyelik haklarının diğer davalılara davalı kooperatif yönetimi tarafından haksız ve dayanaksız işlemlerle devir edildiğini ileri sürerek, bu davalılara yapılan üyelik devir işlemlerinin iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı kooperatif vekili, davacının yurt dışından faks göndererek hissesini davalı …’ya, bu kişinin de davalı …’ya devrettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı … vekili, müvekkilinin kooperatifin hisse devrinin yapıldığı tarihte … Holding A.Ş.’de bina işlerine bakan işçi olarak çalıştığını, bu işletmenin patronlarından olan … …’ün talimatıyla iki adet kağıt imzaladığını, bu yazıları okuduğunda bunlardan birinin kooperatif ortaklığını devir aldığına, diğerinin devir ettiğine dair olduğunu gördüğünü, kendisinin ne alıcı ne de satıcıyla görüştüğünü, payı devralan …’nın kendisine hiçbir ödeme yapmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. Davalı … vekili, müvekkilinin iyi niyetli 3. kişi olup, …’dan üyeliği satın alıp devir bedelini de ödediğini, davacıyı hiç tanımadığını, pay devrinden sonra aidatların ödenip, tapunun alındığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek, davanın reddini istemiştir. Mahkemenin, payı devralmış gözüken …’nın beyanına göre devir işleminin mutlak butlanla malül olduğu, davacının halen ortaklığının devam ettiği ve 3.605.844.000-TL borçlu olduğu gerekçesiyle, devrinin iptaline yönelik davanın kabulüne, davacının kooperatif ortağı olduğunun ve kooperatife 56.744.156.000-TL borcu olmadığının tespitine ilişkin kararı, iki davalı vekilinin temyizleri üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuştur. Yargıtay bozma ilamında özetle; “Diğer temyiz istemlerinin yerinde olmadığı belirtilmiş, ancak davalılardan …’ya gönderilen faks mesajının davacı tarafından gönderilmiş olup olmadığı hususunda HUMK’nun 345.maddesi uyarınca davalılara yemin teklif etme hakları hatırlatılarak buna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece./.
bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacının yemini üzerine, üyeliğin devrinin iptaline yönelik davanın kabulüne, davacının kooperatif ortağı olduğunun tespitine, kooperatife 3.605.844.000-TL borçlu olduğu, 56.744.156.000-TL borcu olmadığının tespitine karar verilmiş; hüküm davalı kooperatif ve davalı … vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak mahkemece verilen ilk karar davacı vekilince temyiz edilmediği halde, mahkemece gerekçesi de açıklanmadan vekâlet ücreti bakımından tamamen farklı şekilde hüküm kurulmuştur. Mahkemenin ilk kararında; davacı lehine birleşen davada 300.000.000-TL, asıl davada 432.600.000-TL ve davalı kooperatif lehine toplam 4.804.650.000-TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Bu kararın davalı vekilinin temyizi nedeniyle bozulması üzerine, usule ilişkin eksiklik giderildikten sonra, aynı şekilde verilen ikinci kararda ise, ilk kararın aksine ve gerekçesi açıklanmadan, davacı lehine birleşen davada 500,00-TL, asıl davada 5.639,53.YTL ve davalı kooperatif lehine ise toplam 500,00-YTL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Bu husus, ilk kararın davacı tarafça temyiz edilmemesi nedeniyle, HUMK’nun 74. ve devamı maddelerine aykırı olduğu için doğru olmadığından, temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 10.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.