YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5624
KARAR NO : 2007/6390
KARAR TARİHİ : 17.10.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacıların miras bırakanı … … ile dava dışı … arasında yapılan ve … 9. Noterliği’nce doğrudan düzenlenen 24.02.1999 tarihli “düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi” başlıklı sözleşme ile … ve davalı şirket arasında yapılan 19.07.1999 tarihli adî yazılı sözleşmeye dayalı olarak açılmış olup; 19.07.1999 tarihli sözleşme ile ödenmesi yüklenilen aylık 4.000 DM olmak üzere, ödenmeyen 12 aylık kira bedelinden miras paylarına düşen miktarın ödetilmesi ve yüklenici davalının teslimde temerrüdü sebebiyle altı adet dairenin teslim edildiği 29.12.2003 tarihine kadar 24.06.2001 tarihinden itibaren 30 aylık ve B Blok 8 nolu daire için de teslimi gereken tarihten itibaren 45 aylık kira tazminatından paylarına düşen miktarın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
24.02.1999 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin 9. maddesi hükmünde; bağımsız bölümlerin paylaşımı açıklanmış ve inşa edilecek (C) Bloktaki 1, 3, 4. bağımsız bölüm numaralı daireler ile (B) Bloktaki 3, 4, 6 ve 8 numaralı bağımsız bölümlerin … …, …, … ve … adlarına müştereken ait olacağı ve kendileri daha sonra bu daireleri diledikleri gibi paylaşacakları açıklanmıştır. Dosya kapsamındaki … 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 2000/709 E. Ve 2000/839 K. sayılı veraset ilamına göre arsa sahiplerinden … …’ın 06.06.2000 tarihinde vefat ettiği ve terekesinin iştirak halinde mülkiyet şeklinde davacılar ile birlikte diğer mirasçılarına intikal ettiği anlaşılmaktadır. Belirtilen sözleşme hükümlerine göre, az yukarıda bağımsız bölümleri gösterilen dairelerin dava dilekçesinde ileri sürülen bildirimin aksine, tamamı davacıların miras bırakanı … ’a ait değildir. Mahkemece bu husus açıklığa kavuşturulmadan sonuca gidilmesi doğru olmamıştır. O halde, mahkeme tarafından öncelikle tazminat istenen bağımsız bölümlerin tamamının davacıların miras bırakanına ait olduğunun belirlenmesi gerekir.
Diğer yandan, aynı bilirkişi kurulunca sunulan 25.10.2005 tarihli rapor ve bu rapora ek raporlar esas alınarak mahkemece hüküm kurulmuş ise de; davada, (7) adet bağımsız bölüm üzerinde, iştirak halinde davacıların ortak payı olduğu bildirilerek, kira tazminatının tahsili istendiği halde; bilirkişi kurulu raporunda üç adet bağımsız bölümün davacılara ait olduğu ve bu üç daire yönünden istemde bulunulabileceği açıklanmıştır. Oysa, üç adet bağımsız bölümün sadece davacılara ait olduğunu kanıtlar bilgi ve belge dosyada bulunmamaktadır.
Davaya dayanak alınan 19.07.1999 tarihli “Özel Protokol ve Taahhütname” başlıklı sözleşme koşullarına göre davacıların miras bırakanına ödenmesi yüklenilen 24.000 DM.nın ödenmiş olduğu davacılarca bildirilmesine karşın; davalı tarafça sunulan 25.03.1999 tarihli belge fotokopisine göre, belirtilen sözleşme uyarınca yüklenimde bulunan ve kat karşılığı inşaat sözleşmesini davalı şirkete devreden … tarafından (48.000) DM.nın davacıların miras bırakanına ödendiği savunulduğu halde, mahkemece bu belge aslının sunulması istenerek verilmesi halinde değerlendirilmemesi doğru olmamıştır.
19.12.2003 tarihli ve “protokol” başlıklı ve doğruluğu davacılarca kabul edilen belgeye göre (B) bloktaki 8 numaralı bağımsız bölüm için 250.000.000 TL. kira bedeli ödenmesinin gerekeceği kararlaştırıldığı halde; HUMK’nın 74. maddesi hükmüne aykırı olarak aylık 350.000.000 TL. kira tazminatı kabul edilerek mahkemece tahsiline karar verilmesi de doğru olmadığından kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; (YTL) olarak hükmedilmesi gereken olumlu zarar kapsamındaki kira tazminatının BK’nın 83. maddesine aykırı olarak (EURO) cinsinden tahsiline karar verilmesi ve ayrıca HUMK’nın 417. maddesi hükmü gereğince yargılama giderinin red ve kabul oranına göre taraflar arasında paylaştırılmaması ve reddedilen miktar üzerinden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Eksik araştırma ve soruşturma ile karar verilemez. Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bentte belirtilen nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) bentte açıklanan sebeple temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 17.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.