Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/10235 E. 2009/1291 K. 06.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10235
KARAR NO : 2009/1291
KARAR TARİHİ : 06.03.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden … vs. vekili Avukat … geldi. Aleyhine temyiz istenilen … vekili Avukat … rahatsızlığı sebebiyle mazeret telgrafı gönderdiği anlaşıldı. Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 133 ada 116 parsel sayılı 2.291,90 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Ocak 1948 tarih 5 sıra numaralı tapu kaydı nedeniyle … ve müşterekleri adına tesbit edilmiş, … tarafından Kadastro Mahkemesinde açılan tesbite itiraz davası sonucunda çekişmeli taşınmazın … adına tesciline dair verilen karar 26.06.2006 tarihinde kesinleşmiştir.Davacılar … ve arkadaşları tarafından 11.08.1978 tarih 13 sıra numaralı tapu kaydına dayanılarak 17.08.2001 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde … aleyhine açılan tapu iptal ve tescil davasının yargılaması sırasında mahkemece çekişmeli taşınmaz hakkında Kadastro Mahkemesinde açılan davanın henüz kesinleşmediğinden söz edilerek dosya Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro davalarında dava tesbit malikleri ya da ölü olmaları halinde mirasçıları aleyhine açılır. … tarafından tesbit malikleri … ve müşterekleri aleyhine açılan ve çekişmeli taşınmazın … adına tesciline dair karar verilen Kadastro Mahkemesinin 1991/50 esas 1994/113 sayılı ilamı temyiz edilmeksizin 26.08.2006 tarihinde kesinleşmiş, temyize konu işbu dava ise … ve arkadaşları tarafından 17.08.2001 tarihinde açılmıştır. Açılan bu dava kadastro tutanağının kesinleşmesini engellemiştir. Hakkında dava bulunan tutanağın hatalı olarak kesinleştirilmesi ve tapu siciline tescil edilmesi hukukça değer taşımamaktadır. Ortada kesinleşmiş bir kadastro tesbiti bulunmadığına göre, davanın sadece … aleyhine yöneltilmesi yeterli olmayıp tesbit maliki olan … ve arkadaşlarının da davaya davalı sıfatıyla dahil edilmelerinde zorunluluk bulunmaktadır. Kadastro hakimi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 28/1 ve 36/1. maddeleri uyarınca duruşma gününü davanın taraflarına re’sen bildirmek zorundadır. Taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilip hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca öncelikle çekişmeli 133 ada 116 parsel sayılı taşınmazın tesbit malikleri olan … ve arkadaşlarının, ölmüşler ise yasal mirasçılarının yöntemine uygun şekilde davaya dahil edilerek dava dilekçesi ve duruşma günü kendilerine usulen tebliği edilmeli, bundan sonra iddia ve savunmalar doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün bu nedenle BOZULMASINA, 06.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.