YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1817
KARAR NO : 2009/3146
KARAR TARİHİ : 04.05.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 109 ada 31 parsel sayılı 11.677,75 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 20 yılı aşkın süreden beri davacı …’ın fasılasız nizasız zilyetliğinde ise de, davacı adına belgesizden 99.436,70 metrekare yüzölçümünde kuru toprak tespit edildiği gerekçesiyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde harici satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere ve kararda yazılı gerektirici nedenlere göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, lehine tescil kararı verilen davacı adına çalışma alanı içinde kayıt ve belgeye dayanmaksızın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle tespit edilip kesinleşen arazi miktarının 99.436,70 metrekare olduğu mahkemece yapılan araştırma ile belirlenmiştir. Davacı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinin son fıkrasında belirtilen belgelere dayanmamıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca kayıt ve belgeye dayanmaksızın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle çalışma alanı içinde sulu toprakta 40, kuru toprakta ise 100 dönüm miktarındaki arazi mülk edinilebilir. Aynı çalışma alanı içerisinde davacı adına 99.436,70 metrekare kuru toprak tespit edilip kesinleştiğine, bu taşınmazda Devletçe sulanmayan arazilerden olduğuna göre, anılan yasa hükmü icabı taşınmazın ancak 563,30 metrekarelik bölümünün belgesiz zilyetlikten davacı adına tescili mümkündür. Hal böyle olunca, çekişmeli parselin 563,30 metrekarelik bölümün ifrazen davacı adına tesciline, geri kalan bölümün ise tespit gibi Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, çekişmeli taşınmazın tamamının davacı adına tesciline karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.