YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/435
KARAR NO : 2009/933
KARAR TARİHİ : 23.02.2009
MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ
Ödeme şartını ihlâl eyleminden borçlu …’ın 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 5358 sayılı Kanunla değişik 340. maddesi gereğince 1 ay tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Kars 2. İcra Mahkemesinin 06/03/2008 tarihli ve 2007/329 esas, 2008/49 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Kars Ağır Ceza Mahkemesinin 20/05/2008 tarihli ve 2008/253 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, ödeme şartını ihlâl suçunun oluşabilmesi için ödenecek toplam miktarın faiz, vekâlet ücreti, icra harç ve giderlerini de kapsayacak şekilde rakamsal olarak belirlenmesi gerektiği, bu hususun Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20/02/2001 tarihli ve 2001/8-19 sayılı kararı ile de kabul edilmiş bulunduğu cihetle, sanığın ödeme taahhüdünü içeren 27/08/2007 tarihli haciz tutanağında ödenecek toplam borç miktarının bütün fer’ileri ile birlikte hesaplanıp açıkça gösterilmemiş bulunması karşısında taahhüdün hukuken geçerli olmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemekle anılan kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 01.12.2008 gün ve 2008/61232 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 02.01.2009 tarih ve 2008/270919 sayılı tebliğnameyle talep edilmiş olmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre borçlu hakkında Kars 2.İcra Müdürlüğünün 2007/1347 sayılı dosyasında yürütülen takip sırasında 27.08.2007 tarihli haciz zaptında borçlu sanığın İcra müdürü ve alacaklı vekili huzurunda yaptığı taahhütte borcunu, 29.08.2007 tarihinde 2.500.00 TL, 31.08.2007 tarihinde 5.000.00 TL halinde ödemeyi taahhüt ettiği, ancak, takip konusu borç miktarının örnek no: 1 sayılı takip talebinde 7.587.08 TL, haciz zaptında ise 9.392.12 YTL olarak gösterilmesine karşın, taahhüt miktarının 7.500,00 TL olduğunun anlaşılması karşısında, borçlu tarafından tüm borcu kapsar mahiyette taahhütte bulunulduğundan eş anlatımla geçerli bir taahhütten söz edilemeyecektir. Hal böyle olunca borçlunun cezalandırılmasına karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğname yerinde görülmekle Kars Ceza Mahkemesinin 20.05.2008 tarihli ve 2008/253 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK’nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden,
Borçlu … hakkında ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına yer olmadığına, hakkındaki cezanın çektirilmemesine, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 23.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.